T.C.
Yargıtay
İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu

Esas No:1936/27   Karar No:1937/7

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E:1936/27 K:1937/7

Özet:



Karar:

Ceza Mahkemelerince hükmolunan ve miktarı yirmi beş lirayı geçmeyen manevî tazminatlardan dolayı harç alınıp alınamayacağı hususunda Dördüncü Ceza Dairesinin 11/6/936 gün ve 326/5337 numaralı ilamile İkinci Ceza Dairesinin 25/11/936 gün ve 662/1258 numaralı ilamı arasında hasıl olan içtihat ihtilafının halli Başmüddeiumumilik makamının 25/11/936 gün ve 4829 numaralı müzekkeresiyle talep edilmesi üzerine 3/2/937 de toplanan Heyeti Umumiyede ilamlar okunduktan sonra söz alan :


Reis Osman Remzi: Alınan harç masarifi muhakemedir. Hangi mahkemede duruşma yapılmışsa o mahkemenin hükümlerine göre alınır. Ciheti cezaiyede görülen bir hukuk davasından harç alınmaz demek kanunun sarih ibaresine muhaliftir. Ceza mahkemesinde yapılan masraf mukabilidir. Esası hukuk mahkemesinde görülecek iken cezada görülmüş olması halinde hukuk almazdı, bizde almayız, demek doğru değildir. Harç Kanununun birinci maddesi umumî bir hükmü ihtiva eder. Cezada yirmi lira dava edilmiş, yirmi lira da hükmedilmiş ise yirmi lira üzerinden harç alacağız. Cezadaki harçlarla hukuktaki harçlar mahiyeten farklıdır.


Birinci Reis : Harç masarifi muhakeme değildir. Tazminat davası bir hukuk davasıdır. Üçüncü Cezadaki işler başkadır. O bize gelmemiştir. Tazminatı maneviye mevzuubahistir.


Yusuf Kemal: Harç tarifesi yapılırken hukukta Nöşatel, cezada Alman harç tarifesi nazara alınmıştır. 2500 kuruştan fazla dava ikame edilip yirmi dört lira hükmedilirse bundan harç alınır. Mahkumunbihden harç alınmak lazımdır. Harç Tarifesi Kanununun 67 inci maddesinde (şahsî hukuk ve tazminat kabilinden olan para cezalarına dair verilen hükümlerde hukuk mahkemelerinde alınan nisbî harç alınır) denmektedir. Bu maddede, (para cezalarına dair olan davalarda) denmemiş olmasına göre hüküm esas tutulmuştur. Şu halde, eğer hüküm (2500) kuruşu geçmiş ise hukuk mahkemelerinde alınan nisbi harç alınmak lazımdır. (67) inci madde (19) uncu maddeye atıf yaparken hükmü esas tutmuş olunca nisbî harcın tayini sırasında ceza davalarında istenilen tazminat ve tazminat kabilinden olan para cezası miktarına değil, hüküm altına alınan miktara bakmak lazımdır.


Bu noktai nazardaki isabet tazminat kabilinden olan para cezalarında dahi bariz bir surette görülmektedir. Mesela, bir tütün kaçakçılığı davası ikame edilmiş, bu tütünlerden (800) kilo istimale gayri salih görülmüş ve bu cihetten suçlu beraat etmiş, diğer (4) kilodan mahkum edilmiş olsa bu suçludan nisbî harç alınmamak lazımdır. Nerde kaldı ki 1918 numaralı kanunun muaddel (56) ıncı maddesi hükmüne göre re'sen para cezalarının hükme alınmasına cevaz verilmiştir. Bu kabil hallerde ve davadan fazla hükme alınan tazminat kabilinden para cezalarında davaya bakılmayarak hükmün esas tutulması lüzumu pek aşikardır. (Tazminat için) davayı (ve tazminat kabilinden olan para cezaları için) hükmü esas tutmak ve bir maddedeki hükme ayrı ayrı esaslar dairesinde mana vermekte isabet olamaz. Tazminat kabilinden olan para cezalarının tazminat davaları ile karıştırılmamasını bazı arkadaşlarımız yazıyordular. Halbuki bunlar bir birinden ayrılamaz. Biz bu müzakerede yalnız ceza davalarındaki tazminat hükümlerinden ne esas dairesinde nisbî harç alınmasını kabul edersek tazminat kabilinden olan para cezalarında da o esası takip etmekliğimiz icap eder. Bu cihet müzakeremizin mevzuuna dahildir. Birlikte müzakere edilerek her ikisinde de hükmün esas tutulması icap ettiği kanaatındayım.


Neticede:


Ceza mahkemelerinden para cezasına ve hürriyeti bağlayıcı bir cezaya dair verilen hükümler ile birlikte şahsî hukuka ve tazminata da hükmedildiği takdirde ceza harçlarından başka hukuk mahkemelerinde alınan nisbî harç da alınacağı ve miktar ve kıymeti (2500) kuruşu geçmeyen hukuk davaları harca tabi olmayıp mezkur miktarı geçen davalara dair verilen ilamlardan hüküm altına alınan miktar ve kıymet üzerinden nisbî harç alınacağı 2503 numaralı kanunda yazılı olmasına mebni hukuku amme davalarile birlikte ikame olunan tazminat davalarının miktarı iki bin beş yüz kuruşu tecavüz ettiği takdirde tazminata dair verilen hükümden miktarına göre ayrıca nisbi harç alınması ve müddeabih (2500) kuruştan fazla değilse hükmolunacak tazminat için başkaca nisbî harç alınmaması lazım geleceği evvelki oturumda sülüsan ekseriyet hasıl olamadığından bu oturumda mevcudun mutlak ekseriyetle kararlaştırılmıştır.


AYKIRI GÖRÜŞ


Vehbi Yekebaş:


Harç Tarifesi Kanununun altmış yedinci maddesinde, "şahsî hukuka ve tazminat kabilinden olan para cezalarına dair verilen hükümlerde ......nisbî harç" alınacağı gösterilmiş olmasına ve bu suretle harç hükme tahsis edilmiş bulunmasına göre bu umumî hüküm mukabelesinde kanunun, mesela elli sekizinci maddesinde olduğu veçh üzere, hususî bir istisnası mevcut bulunmadıkça dava miktarı harç tayininde memsek olamayacağı reyindeyim.

www.hukukmedeniyeti.org

Bu içerik hukukmedeniyeti.org sitesinden alınmıştır.