1. Karar Arama
  2. Yargıtay Karar Arama

Evlilik vaadi ile para alınması suretiyle dolandırıcılık suçunun unsurları

Emsal karar arama için en iyi seçenek Hukuk Medeniyeti Karar Arama sayfamıza ulaşmak için tıklayınız...

Özet:

Katılanın eş araması ve tanışma isteği üzerine sanıklarla tanıştığı sanıkların tanışma hususunda bir talepleri bulunmadığı, sanıkların açık kimliklerini gizlemedikleri, kız isteme ve yüzük hediye edilmesi ile evlilikten vazgeçilmesi arasında yaklaşık beş ay zaman geçtiği, sanıkların katılanın evli olduğunu sonradan öğrendiklerini beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında sanıkların katılana yönelik herhangibir hileli davranışı bulunmayıp, evlenme kararından sonra bu karardan vazgeçilmesinin dolandırıcılık kastıyla hareket edildiğini göstermeyeceği, sanıkların yüklenen suçu gerçekleştirdiklerine ilişkin delil bulunmadığından beraatları gerekir


Esas No:2012/14636
Karar No:2014/6206
K. Tarihi:2.4.2014



TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 157

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Eşinin hasta olduğu gerekçesiyle yeni eş arayan katılanın baba kız olan sanıklarla tanıştırıldığı, katılanın sanık Hatice ile evlenmek istediğini söylemesi üzerine, sanığın bu teklifi kabul edip ve babası olan diğer sanığın da onayladığı ve Hatice 'nin sanıkla evlenmesi karşılığında, 6.000 TL para ve bir kısım altın takı istedikleri, ardından da Hatice 'nin henüz boşanmadığını biraz beklemesini söyledikleri, katılanın kabul ederek belirtilen miktar para ve yaklaşık 2000 TL değerinde ziynet eşyasını verdiği beklediği süre içerisinde sanıklara üç ayrı zamanda toplam 400 TL daha gönderdiği, ancak sanıkların bir süre sonra bu evlilik olayından vazgeçtiklerini belirtip para ve ziynet eşyası da almadıklarını söyleyerek haksız menfaat temin ettikleri iddia edilen olayda;
Katılanın eş araması ve tanışma isteği üzerine sanıklarla tanıştığı sanıkların tanışma hususunda bir talepleri bulunmadığı, sanıkların açık kimliklerini gizlemedikleri, kız isteme ve yüzük hediye edilmesi ile evlilikten vazgeçilmesi arasında yaklaşık beş ay zaman geçtiği, sanıkların katılanın evli olduğunu sonradan öğrendiklerini beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında sanıkların katılana yönelik herhangibir hileli davranışı bulunmayıp, evlenme kararından sonra bu karardan vazgeçilmesinin dolandırıcılık kastıyla hareket edildiğini göstermeyeceği, sanıkların yüklenen suçu gerçekleştirdiklerine ilişkin delil bulunmadığından beraatları yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bilmeniz halinde fark yaratacak kararlar

SÖZLEŞMEDEN DOĞAN DAVA • YETKİLİ MAHKEME İFA YERİ

(...Davacı, davalının talebi üzerine davalıya 250.000 TL borç para verdiğini, aylık 11.250 dolar faizin düzenli ödenmesi, ana paranın ise 4 ay içinde ödenmesi hususunda anlaştıklarını, davalının ilk ay faizi ödemesine rağmen sonrasını ödemediğini belirterek fazlası saklı kalmak üzere 50.000 TLnin ta

Avukatın takip kesinleştiği halde alacağın tahsili için gereken diğer işlemleri yapmaması görevi kötüye kullanma suçunu oluşturur

İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:Suç tarihinde Ankara Barosuna bağlı avukat olarak çalışan sanığın, 13/10/2008 tarihli vekaletname ile katılanın K.. ve T.. Köyü tüzel kişiliklerinden olan alacağının tahsili amacıyla vekilliğini üstlendiği, Po

Şikayet reddedilse de icra mahkemesinin tedbir kararı HMK 397/2 maddesi gereğince aksi belirtilmediği sürece karar kesinleşene kadar devam eder.

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunu