zorunlu dava arkadaşlığı - iştirak halinde mülkiyet - Tereke temsilcisi - ortak tarafından - kira sözleşmesi - davaya katılma - Tahliye talebi - Dava açılması - taraf teşkili - tüzel kişi - Hak sahibi - TAŞINMAZ - YETKİ


Esas No:2015/1588
Karar No:2015/11380
K. Tarihi:23.12.2015


Özet:


TMK’nun 640/2.maddesine göre “mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.” İştirak halinde mülkiyet diğer bir deyişle elbirliği mülkiyetin esasında, iştirak halinde mülkiyeti meydana getiren kişilerin hepsinin bir arada hak sahibi olmaları yer alır. Bu mülkiyette malikler paydaş değil, ortaktır. Tüzel kişiliğe sahip olmayan bu ortaklıkta, hakkın süjesi ortaklık olmayıp bir bütün halinde elbirliğiyle hareket etmek zorunda olan ortaklardır (TMK. md. 640/1). Ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Davada, iştirak halinde mülkiyetin gereği miras yoluyla terekeye dahil olan taşınmaz ile ilgili tahliye talebi ortaklardan sadece biri tarafından dava edilmiştir. Bir ortak tarafından dava açılması nedeniyle mirasçı kendi açtığı bu davayı yalnız başına yürütemeyeceğinden davayı bütün mirasçılar ile birlikte yürütmesi gerekir. Bu durumda mahkemece, mirasçının (davacının) açtığı davanın görülebilmesi için diğer mirasçıların da davaya katılmasının sağlanması veya TMK.640/3 maddesi gereğince terekeye temsilci tayin ettirmesi için davacıya uygun bir süre vermelidir. Eğer diğer mirasçı davaya katılmaz ve yazılı muvafakat da vermez ise bu durumda davayı açan mirasçının terekeye bir temsilci tayin ettirmesi gerekir (TMK.640/3). Terekeye atanan temsilci, mirasçının açtığı davaya icazet verirse davaya tereke temsilcisi tarafından devam edilir. Terekeye temsilci atanması ve tereke temsilcisinin davaya devam etmesi halinde de, ayrıca diğer mirasçıların davaya katılmalarına veya muvafakatlarının alınmasına gerek yoktur....

Olayımıza gelince; Davacı B.. B.. muris H.. B.. ile imzaladığı 09/04/2010 başlangıç tarihli 20 yıl süreli kira sözleşmesi ile dava konusu taşınmazı kiralamış olup söz konusu sözleşmenin tapuya şerhini talep etmiştir. Dava açıldıktan sonra davalı H.. B.. vefat etmiş mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Ancak mirasçılardan aynı zamanda davacının da babası olan G.. B.. mirası reddettiğinden taraf teşkili sağlanamamıştır. Bu durumda mahkemece, davacıya TMK.nun 640/3. maddesi gereğince muris H.. B..’in terekesine temsilci tayin ettirmesi için süre verilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde işin esası hakkında karar verilmesi doğru değildir....

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır....


MAHKEMESİ : Kepsut Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/09/2014<br/>NUMARASI : 2010/284-2014/258

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira sözleşmesinin tapuya şerh davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinin tapuya şerh edilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK’nun 640/2.maddesine göre “mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.” İştirak halinde mülkiyet diğer bir deyişle elbirliği mülkiyetin esasında, iştirak halinde mülkiyeti meydana getiren kişilerin hepsinin bir arada hak sahibi olmaları yer alır. Bu mülkiyette malikler paydaş değil, ortaktır. T**** *** sahip olmayan bu ortaklıkta, hakkın süjesi ortaklık olmayıp bir bütün halinde elbirliğiyle hareket etmek zorunda olan ortaklardır (TMK. md. 640/1). Ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Davada, iştirak halinde mülkiyetin gereği miras yoluyla terekeye dahil olan taşınmaz ile ilgili tahliye talebi ortaklardan sadece biri tarafından dava edilmiştir. Bir ortak tarafından dava açılması nedeniyle mirasçı kendi açtığı bu davayı yalnız başına yürütemeyeceğinden davayı bütün mirasçılar ile birlikte yürütmesi gerekir. Bu durumda mahkemece, mirasçının (davacının) açtığı davanın görülebilmesi için diğer mirasçıların da davaya katılmasının sağlanması veya TMK.640/3 maddesi gereğince terekeye temsilci tayin ettirmesi için davacıya uygun bir süre vermelidir. Eğer diğer mirasçı davaya katılmaz ve yazılı muvafakat da vermez ise bu durumda davayı açan mirasçının terekeye bir temsilci tayin ettirmesi gerekir (TMK.640/3). Terekeye atanan temsilci, mirasçının açtığı davaya icazet verirse davaya tereke temsilcisi tarafından devam edilir. Terekeye temsilci atanması ve tereke temsilcisinin davaya devam etmesi halinde de, ayrıca diğer mirasçıların davaya katılmalarına veya muvafakatlarının alınmasına gerek yoktur.
Davayı açan mirasçı, kendisine verilen kesin süreye (HMK md. 94) rağmen diğer mirasçının davaya katılmasını veya muvafakat etmesini sağlayamaz ve terekeye temsilci de tayin ettiremez veya terekeye atanan temsilci davaya icazet vermezse davanın reddine karar verilir.
Olayımıza gelince; Davacı B.. B.. muris H.. B.. ile imzaladığı 09/04/2010 başlangıç tarihli 20 yıl süreli kira sözleşmesi ile dava konusu taşınmazı kiralamış olup söz konusu sözleşmenin tapuya şerhini talep etmiştir. Dava açıldıktan sonra davalı H.. B.. vefat etmiş mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Ancak mirasçılardan aynı zamanda davacının da babası olan G.. B.. mirası reddettiğinden taraf teşkili sağlanamamıştır. Bu durumda mahkemece, davacıya TMK.nun 640/3. maddesi gereğince muris H.. B..’in terekesine temsilci tayin ettirmesi için süre verilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde işin esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.