1. Karar Arama
  2. Yargıtay Karar Arama

Feragat edilen davanın tekrar açılması mahkemenin yapacağı iş

Emsal karar arama için en iyi seçenek Hukuk Medeniyeti Karar Arama sayfamıza ulaşmak için tıklayınız...

Özet:

Davacı, feragatın hata, hile veya ikrah nedeniyle feshi için dava açmayıp da, feragatın geçersizliğini ileri sürerek feragat ettiği davayı tekrar açarsa, mahkemenin ön sorun olarak feragatin geçerli olup olmadığını araştırması gerekir.


Esas No:2010/21834
Karar No:2011/4772
K. Tarihi:24.3.2011

Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının aleyhine, müvekkillerinin de paydaş olduğu taşınmazın haksız kullanımı nedeniyle 8.000.00 liralık ec-rimisil davası açtığını, davadan feragat edildiği gerekçesiyle davanın reddedildiğini, ancak şu andaki davanın davacıları olan müvekkillerinin, ilk ecrimisil davasındaki vekaletnamelerinde feragattan reddedildiğini beyanla, o davadaki feragatlerinin davacı müvekkiller açısından geçersizliğinin tes-biti ile 8.000.00 lira ecrimisilin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.


HUMK'un 91 ve devamı maddelerinde yer alan ve yine bu maddelerde sözü edilen hukuki sonuçları doğuracak olan feragatın öncelikle geçerlilik koşulunu taşıması gerekir.


Davacı, feragatın hata, hile veya ikrah nedeniyle feshi için ayrı bir dava açmayıp da, feragatın geçersizliğini ileri sürerek, feragat ettiği davayı yeniden (tekrar) açarsa, mahkemenin önsorun olarak feragatın hata, hile veya ikrah nedeniyle geçersiz olup olmadığını araştırması gerekir.


Davacıların, davayı feragatın feshi davası olarak değil de (tekrar) ikinci ecrimisil davası olarak açması feragatın hata nedeniyle geçersiz olduğu idiasını dinlemeye engel değildir. Zira açılan iş bu ecrimisil davası içinde feragatın geçersizliği isteği de bulunmaktadır.


Gönderen: Mustafa Ay Gaziosmanpaşa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi Yargıcı


*



Açıklanan nedenlerle olayda kesin hükmün varlığı sözkonusu yapılmayıp işin esası incelenerek varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.


Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Bilmeniz halinde fark yaratacak kararlar

HAGB'ye itiraz üzerine hem şekil hem de esastan incelenir

Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanık S.nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 154/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına da

Borçlunun adi ortaklık payının haczi mümkün olmayıp ancak semerelere ve tasfiye payına haciz konulabilir

MAHKEMESİ : İstanbul 9.İcra Hukuk MahkemesiTARİHİ : 16/05/2013NUMARASI : 2013/274 E-2013/479 K.Taraflar arasındaki “icra memuru işleminin kanun yolu ile iptali isteminden" dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 9.İcra Hukuk Mahkemesi'nce şikayetin reddine dair verilen 17.07.2012 gün ve 2012/686

mirasçılar arasında gerçekleştirilen miras payı devrinin geçerli olması için noterde ya da tapu sicil memuru huzurunda yapılması zorunlu değildir.

S.. E.. ile A.. C.. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 27.09.2007 gün ve 303/457 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı mirasçıları tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: