Dava Açma Süresi - kira sözleşmesi - Belirli süreli - Borçlar kanunu - ürün kirası - feshi ihbar - TARAFLAR - TAŞINMAZ - Tahliye - TESLİM - Terk - BAĞ


Esas No:2015/817
Karar No:2015/2026
K. Tarihi:2.3.2015


Özet:


Türk Borçlar Kanununun 367.maddesi hükmü uyarınca belirli süreli ürün kirasında kira sözleşmesi süre bitiminde kendiliğinden sona erer. Süre bittiği halde tarafların açık veya örtülü rızasıyla kiracının kiralananı kullanmaya devam etmesi veya kira sözleşmesinde kararlaştırılan feshi ihbarı iki taraftan birinin yapmamış olması durumunda sözleşme birer yıl için yenilenmiş sayılır. Yenilenen kira sözleşmesi yasal bildirim süresine uyularak her kira yılının sonu için feshedilebilir. Bu durumda tahliyeye karar verilebilmesi için başka bir sebep aramaya gerek yoktur....

Hükme esas alınan 30.5.2011 başlangıç tarihli ve 31.12.2011 bitiş tarihli sözleşme konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.kiralanan üç adet tarladır.kiralananın niteliğine göre kiralananlar ürün kirası hükümlerine tabidir....

Ürün kirasına tabi belirli süreli kira sözleşmesi TBK 367/1 md göre sürenin bitiminde sona erer.Ürün kirasına ait belirli süreli kira sözleşmesinin uzaya bilmesi için taraflardan birinin kira sözleşmesi süresi içinde yada dava açma süresi içerisinde sözleşmeyi yenilemeyeceğine dair ihtar gönderilmemiş olması.kiracının kiralanan da oturmaya devam etmesi ve kiralarında kiraya veren tarafından alınmış olmasına bağlıdır.Davacı sözleşme süresi bitmeden Söke 1 noterliğinin 30.12.2011 tarih ve 9155 yevmiye nolu ihtarname ile sözleşmeyi yenilemeyeceğini 31.12.2011 tarihi itibariyle terk etmesinin ihtar etmiş bu ihtar dava açma süresi içerisinde 4.1.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.Bu ihtara göre sözleşme sona ermiş olup uzaması mümkün değildir.O nedenle sözleşme uzamadığından davacı her zaman dava açması mümkün olduğundan 15.6.2012 tarihinde açılan dava süresindedir.Bu nedenle davalı dava açmaya sebebiyet verdiğinden yargılama masrafları ile sorumlu tutulması gerekir.Öte yandan yargılama sırasında taşınmazın tahliye edilip davacıya teslim edildiği anlaşılmaktadır.Tahliye edilmesi aktin feshini de kapsar,o nedenle aktin feshi isteminin reddine karar verilmesi de doğru değildir....

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır....


MAHKEMESİ : Söke Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/10/2014<br/>NUMARASI : 2012/557-2014/1022

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı aktin feshi ve tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava süre bitimi nedeniyle tahliye ve aktin feshi istemine ilişkindir.Mahkemece aktin feshi talebinin reddine,tahliyeye ilişkin talebin yargılama sırasında tahliye edildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının 30.5.2011 başlangıç tarihli ve 31.12.2011 bitiş tarihli sözleşme ile 3 adet tarla nitelikli taşınmazda kiracı olduğunu,müvekkilinin Söke 3 noterliğinin 3.8.2011 tarih ve 4078 yevmiye nolu ıhtarla sözleşmenin yenilenmiyeceği bildirilmiş bu ihtar 9.8.2011 tarihinde tebliğ edildiğini,müvekkil ikinci kez Söke 1 noterliğinin 30.12.2011 tarih ve 9155 yevmiye nolu ihtarname ile sözleşmeyi yenilemeyeceğini 31.12.2011 tarihi itibariyle terk etmesinin bildirildiğini ve bu ihtarında 4.1.2012 tarihinde tebliğ edildiğini,davalının sözleşmenin 12 maddesindede kira sözleşmesi hangi sebeble son bulursa bulsun hasat mevsiminde derhal tahliye edileceğinin taahhüt edildiğini, kira sözleşmesinin süresi dolması nedeniyle taşınmazların 26.12.2011 başlangıç tarihli sözleşme ile 3 kişi Y.. P..a kiraya verdiğini belirterek süre bitimi nedeniyle kiralananlardan tahliyesini istemiştir. Davalı vekili ise;Müvekkilinin 30 yıldır kiracı olduğunu,davacının yurt dışında olması nedeniyle görüşmeleri telefonla yaptığını, kasım ayı başlarında mutabakata varılarak kira sözleşmesinin yenilendiğini,çekilen ihtarların bile 2012 yılında kiracılığın devam ettiğini gösterdiğini, tahliye taahhüdünün her hangi bir geçerliliğinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Türk Borçlar Kanununun 367.maddesi hükmü uyarınca belirli süreli ürün kirasında kira sözleşmesi süre bitiminde kendiliğinden sona erer. Süre bittiği halde tarafların açık veya örtülü rızasıyla kiracının kiralananı kullanmaya devam etmesi veya kira sözleşmesinde kararlaştırılan feshi ihbarı iki taraftan birinin yapmamış olması durumunda sözleşme birer yıl için yenilenmiş sayılır. Yenilenen kira sözleşmesi yasal bildirim süresine uyularak her kira yılının sonu için feshedilebilir. Bu durumda tahliyeye karar verilebilmesi için başka bir sebep aramaya gerek yoktur.
Hükme esas alınan 30.5.2011 başlangıç tarihli ve 31.12.2011 bitiş tarihli sözleşme konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.kiralanan üç adet tarladır.kiralananın niteliğine göre kiralananlar ürün kirası hükümlerine tabidir.
Ürün kirasına tabi belirli süreli kira sözleşmesi TBK 367/1 md göre sürenin bitiminde sona erer.Ürün kirasına ait belirli süreli kira sözleşmesinin uzaya bilmesi için taraflardan birinin kira sözleşmesi süresi içinde yada dava açma süresi içerisinde sözleşmeyi yenilemeyeceğine dair ihtar gönderilmemiş olması.kiracının kiralanan da oturmaya devam etmesi ve kiralarında kiraya veren tarafından alınmış olmasına bağlıdır.Davacı sözleşme süresi bitmeden Söke 1 noterliğinin 30.12.2011 tarih ve 9155 yevmiye nolu ihtarname ile sözleşmeyi yenilemeyeceğini 31.12.2011 tarihi itibariyle terk etmesinin ihtar etmiş bu ihtar dava açma süresi içerisinde 4.1.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.Bu ihtara göre sözleşme sona ermiş olup uzaması mümkün değildir.O nedenle sözleşme uzamadığından davacı her zaman dava açması mümkün olduğundan 15.6.2012 tarihinde açılan dava süresindedir.Bu nedenle davalı dava açmaya sebebiyet verdiğinden yargılama masrafları ile sorumlu tutulması gerekir.Öte yandan yargılama sırasında taşınmazın tahliye edilip davacıya teslim edildiği anlaşılmaktadır.Tahliye edilmesi aktin feshini de kapsar,o nedenle aktin feshi isteminin reddine karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:hükmün yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02/03/.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.