Yargıtay Ceza Genel Kurulu - KESİNTİLİ ZAMANAŞIMI - Kasten yaralama suçu - Dava zamanaşımı - kamu davası


Esas No:2011/152
Karar No:2011/146
K. Tarihi:


Özet:


Bu itibarla, zamanaşımı nedeniyle, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken onama kararı verilmesi yerinde değildir” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına ve zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle yerel mahkeme hükmünün bozularak 765 sayılı TCY’nın 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur....

Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, Özel Dairece temyiz incelemesinin yapıldığı 02.02.2011 tarihinde dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşme¬diğinin belirlenmesine ilişkindir....

Sanık C. Ç..’ın kasten yaralama suçundan 765 sayılı TCY’nın 456/2. maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen somut olayda sanığın eyleminin 765 sayılı TCY’nın 456/2. maddesinde düzenlenen yaralama suçunu oluşturduğu konusunda yerel mahkeme, Özel Daire ve Yargıtay C.Başsavcılığı arasında bir uyuşmazlık ve bu kabulde dosya içeriği itibariyle de herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır....

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkemece verilen mahkumiyet hükmünün “kesintili zamanaşımı süresinin dolmuş olması” nedeniyle bozulmasına, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, karar verilmelidir....


İtirazname : 2011/204290
Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi
Mahkemesi : ZİLE Ağır Ceza
Günü : 26.12.2005<br/>Sayısı : 176-218

Kasten yaralama suçundan sanık C. Ç..’ın 765 sayılı TCY’nın 456/2. maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Zile Ağır Ceza Mahkemesince verilen 22.12.2004 gün ve 53-129 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yeni yasaların yürürlüğe girmesi nedeniyle 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 23.08.2005 gün ve 16146 sayılı yazısı ile iade edilmiştir.
Lehe yasa değerlendirmesi yapan Zile Ağır Ceza Mahkemesince 26.12.2005 gün ve 176-218 sayı ile; sanığın 765 sayılı TCY’nın 456/2. maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandı¬rıl¬masına karar verilmiş, sanık müdafiinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 02.02.2011 gün ve 5176-390 sayı ile hüküm onanmıştır.
Yargıtay C.Başsavcılığı ise 11.06.2011 gün ve 204290 sayı ile;
“Yerel mahkeme kararında suç tarihi 20.06.2004 olarak gösterilmektedir. Ancak iddianame ve tüm dosya kapsamına göre suç tarihi 20.06.2003’tür.
Sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın yasada belirtilen türü ve üst sınırına göre; dava TCK’nın 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen (7.5) yıllık kesintili zamanaşımı süresine tabi bulunmakla, suçun işlendiği 20.06.2003 tarihinden onama kararının verildiği 02.02.2011 tarihine kadar bu sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, zamanaşımı nedeniyle, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken onama kararı verilmesi yerinde değildir” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına ve zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle yerel mahkeme hükmünün bozularak 765 sayılı TCY’nın 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçe¬lerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, Özel Dairece temyiz incelemesinin yapıldığı 02.02.2011 tarihinde dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşme¬diğinin belirlenmesine ilişkindir.
Sanık C. Ç..’ın kasten yaralama suçundan 765 sayılı TCY’nın 456/2. maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen somut olayda sanığın eyleminin 765 sayılı TCY’nın 456/2. maddesinde düzenlenen yaralama suçunu oluşturduğu konusunda yerel mahkeme, Özel Daire ve Yargıtay C.Başsavcılığı arasında bir uyuşmazlık ve bu kabulde dosya içeriği itibariyle de herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sanığa yüklenen suçun cezası suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCY’nın 456 maddesinin 2. fıkrasında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olarak öngörülmüştür. Anılan Yasanın 102/4. maddesi uyarınca bu suçun asli zamanaşımı 5 yıl, 104/2 maddesine göre de kesintili zamanaşımı 7 yıl 6 ay olup, 20.06.2003 olan suç tarihi ile 02.02.2011 olan Özel Daire inceleme tarihi arasında bu süre 20.12.2010 günü dolmuş bulunmaktadır.
Bu itibarla, Yargıtay C**** *** itirazının kabulüne, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkemece verilen mahkumiyet hükmünün “kesintili zamanaşımı süresinin dolmuş olması” nedeniyle bozulmasına, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, karar verilmelidir.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
1-Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2- Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02.02.2011 gün ve 5176-390 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
3- Zile Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2005 gün ve 176-218 sayılı kararının gerçekleşen kesintili zamanaşımı nedeniyle BOZULMASINA,
Yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda; 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 322. maddesinin, verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, 765 sayılı TCY’nın 102/4 ve 104/2. maddeleri ile 5271 sayılı CYY’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
4- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C**** ***na TEVDİİNE, 28.06.2011 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi.