1. Karar Arama
  2. Yargıtay Karar Arama

Örgüt - sanıklar arasında gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunduğu saptanamamıştır

Emsal karar arama için en iyi seçenek Hukuk Medeniyeti Karar Arama sayfamıza ulaşmak için tıklayınız...

Özet:
A ve M'nin, sanıklar N ve Z'den, bazen de başka kimselerden aldıkları uyuşturucu maddeleri kullanıcı şahıslara birlikte sattıkları, benzer şekilde sanıklar Nizamettin ve Z'nin da kısmen kendi yetiştirdikleri kısmen de başkalarından temin ettikleri uyuşturucu maddeleri sanıklar A ve M’ye sattıkları anlaşılmıştır. Sanıkların bu hukuki durumları göz önüne alındığında; örgüt oluşturmak için sayısal yeterlilik mevcut olmadığı gibi, tüm dosya kapsamından; sanıklar arasında gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunduğu saptanamamıştır

Esas No:2007/10077
Karar No:2007/13458
K. Tarihi:

 "1- 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinde düzenlenen “Suç işlemek için örgüt kurmak” suçunun işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibariyle devamlılık göstermesi gereklidir. Örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması da aranmalıdır. Örgüt yapılanmasında işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibariyle somutlaştırılması mümkün, ancak zorunlu değildir. Soyut olarak sanık sayısının üç kişiden fazla olması örgütün varlığının kabulü için yeterli olmayıp bu durumda iştirak ilişkisinden söz edilebilir.

Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüte üye olmak suçundan ayrı ayrı cezalandırılır.

Yukarıdaki ilkeler ışığında daha önce haklarında hüküm kurulan ve kesinleşen diğer sanıklar Abdullah Özgören, Ebubekir Kartal ve Aziz Kaya’nın yargılamasına ait Adana 1 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 1997/499 Esas, 2000/295 Karar sayılı dava dosyasının aslı ya da onaylı örneği getirtilerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra, suçun teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak lehe kanunun belirlenmesi gerekirken sanık Süleyman Bildik’e ait dosya ile yetinilerek eksik inceleme ile karar verilmesi,

2- Mahkemece lehe yasanın saptanması sırasında sanıkların eylemlerine 765 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunlarının ilgili maddeleri arasında kıyaslama yapılarak 5237 sayılı Kanunun uygulanması halinde, 5237 sayılı Kanunun 188/3,4,5 ve 220. maddeleri ile ayrı ayrı uygulama sonucu daha fazla cezaya ulaşılacağı gerekçe yapılarak, 5237 sayılı Kanunun uygulanmasının aleyhe olduğu sonucuna varılmışsa da, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinin “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” hükmüne aykırı olarak, kararın gerekçesinde 765 sayılı TCK’nın ve 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddelerine göre yapılan uygulama sonuçları karşılaştırılıp cezaları somutlaştırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması," (Yargıtay 10. CD'nin 14.03.2007 tarihli, 2007/110 Esas ve 2007/3049 Karar sayılı kararı)


* "5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinde düzenlenen “suç işlemek için örgüt kurmak” suçunun işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibariyle devamlılık göstermesi gereklidir. Örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması da aranmalıdır. Örgüt yapılanmasında, işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibariyle somutlaştırılması mümkün, ancak zorunlu değildir. Soyut olarak sanık sayısının üç kişiden fazla olması örgütün varlığının kabulü için yeterli olmayıp, bu durumda iştirak ilişkisinden söz edilebilir.

Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüte üye olmak suçundan ayrı ayrı cezalandırılır.

Somut olay incelendiğinde; sanıklar A  ve M'nin, sanıklar N ve Z'den, bazen de başka kimselerden aldıkları uyuşturucu maddeleri kullanıcı şahıslara birlikte sattıkları, benzer şekilde sanıklar Nizamettin ve Z'nin da kısmen kendi yetiştirdikleri kısmen de başkalarından temin ettikleri uyuşturucu maddeleri sanıklar A ve M’ye sattıkları anlaşılmıştır. Sanıkların bu hukuki durumları göz önüne alındığında; örgüt oluşturmak için sayısal yeterlilik mevcut olmadığı gibi, tüm dosya kapsamından; sanıklar arasında gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunduğu saptanamamıştır. Açıklanan bu durum karşısında; sanıkların üzerlerine atılı suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı, eylemlerinin TCK’nın 188/3. maddesinde yazılı bireysel olarak uyuşturucu madde ticareti yapmak olarak nitelendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması," 


Bilmeniz halinde fark yaratacak kararlar

SANIĞIN DENETİM SÜRESİ İÇİNDE YENİ BİR SUÇ İŞLEMESİ - ZAMANAŞIMI

Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE MicrosoftInternetExplorer4

İŞ KAZASI • BAKİYE ÖMÜR • MADDİ TAZMİNAT İLK PEŞİN DEĞER • MANEVİ TAZMİNAT

KARAR1-    Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı A. Elektropanc Elektromekanik San. Müh. Taah. Ve Tic.A.Ş.'nin tüm; davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,2-    Dava, geçird

TESPİT DAVALARINDA GÖREVLİ MAHKEME

Taraflar arasındaki "oda kaydının silinmesine dair işlemin iptali, üyelik kaydının devam ettiğinin ve davacının taksi durağında hak sahibi olduğunun tespiti” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bandırma 1.Asliye Hukuk Mahkemesince mahkemenin görevsizliğine dair verilen 06.09.2012 gün ve E:2