Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Yargıtay içtihadı birleştirme hukuk genel kurulu e:1936/42 k:1937/8


Fıkra:Tümü-0

T.C.
Yargıtay
İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu


Esas No:1936/42
Karar No:1937/8
K. Tarihi:

Emvali üzerine haczi ihtiyatî kararı istihsal ve tatbik edilmiş olan kimse tarafından borcu olmadığına dair açılan davanın kabulile yapılan muhakeme neticesinde verilen hükmün Ticaret Dairesince, haczin esasına itiraz mahiyetinde olmadığı ve esasa intikal edilmediği halde esasının tetkiki lehinde evvelce takarrür etmiş içtihat hilafına bu kerre bu kabil davaların istima olunamayacağına dair yeni bir ekseriyetin tahassül etmiş olması hasebile keyfiyetin tevhidi içtihat yolile halli lüzumu bu daire reisliğinin 10.11.936 tarih ve 268 numaralı müzekkeresi ile bildirilmişti.


9.12.936 gününde toplanan Heyeti Umumiyeye kırk zatın iştirak ettiği görüldükten ve müzakere nisabı tahakkuk ettikten sonra hadise bir kerre Birinci Reis İhsan Ezgü tarafından izah edildikten sonra söz alan Şefkati; İcra ve İflas Kanunu emrî kanundur. Haczi ihtiyatî faslı münderecatına göre ikisi sebepli ve ikisi sebepsiz haczi ihtiyatî konabilir. Borçlunun itirazı kanunda sayılan sebeplere istinat etmesi lazımdır. Bunun haricindeki itirazların reddine dair olan kararları biz doğru buluyoruz.


Hulusi Demirelli; Alacağın istinat ettiği sebep başka, ihtiyatî haczin sebepleri başkadır. Ancak itiraz haczi ihtiyatînin vaz'ına mütedair olan iki sebebe istinat etmesi lazımdır. Yoksa esasa giremez. Esasına girmişse biz bu endişe ile bunun (temyiz) kabiliyetini kabul ediyoruz.


Osman Nuri; Vazukanun sebebi hacze karşı itirazı kabul etmiştir.


Reis Vehbi; Haczin sebebine olan itiraz kanunda musarrahtır. Esasa itiraz edebilmek için alacaklının harekete gelmesine mi intizar edecek, yoksa kendisi re'sen hareket mi edecek ? İcra kanununda böyle bir kayıt yoktur. O halde ahkamı umumiyeye yani hukuk usulüne gideceğiz. Usulümüz herkesi dava ikame etmekte serbest bırakmıştır. Böyle olunca borçlunun alacaklının yapması lazım gelen merasimi beklemesi maddî ve manevî zararı mucip olabilir.


Osman Nuri; Borçlu için bir zarar mutasavver değildir. Kanunî muaraza yoktur.


Hulusi Demirelli; Fikirlerde uyanan endişe varit değildir. Bu gibi mecburiyetler alacaklılar için de varittir. Faslı tamamen okursak mesele tavazzuh eder. Takip hukukuna müteallik olan haczi ihtiyatînin kaldırılmasını istiyor. Borcun Sebebini mevzuubahis edemez.


Reis Vehbi; Haczi ihtiyatî konduktan sonra borçlu mahkemeye veya icraya gelse de borcun ödendiğini iddia etse niçin tetkik edilmesin ? Alacaklıya tahmil edilen vezaifi de borçlu yapmış olur. Kanaati kamilem borçlular sebep ile beraber esas hakkında mahkemeye müracaat edemeyeceğine dair bir kayıt yoktur.


Sait; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundaki tedbiri ihtiyatî de vardır. Hiç bir vatandaşı mahkemeye gitmekten men edemeyiz.


Hulusi Demirelli; Tedbiri ihtiyatî başka haczi ihtiyatî başkadır. Ve bu tefrik edilmiştir, İcra ve İflas Kanununa alınmakla takip hukukuna aittir.


Cevat; Haczin sebebine itirazı kanun kabul etmiş ve tasrih etmiştir. Seri bir usulle işin halli istihdaf edilmiştir.


Vaktin gecikmesi hasebile müzakereye son verildi.


20.1.937 gününde toplanan Heyeti Umumiyede hadise tekrar Birinci Reis tarafından izah edildikten sonra söz alan Şefkati; Kanunun teyit etmediği haklar ne mahkemede ve ne de icrada mevzuubahis olamaz. İcra bir usul kanunu olduğuna göre borçlu alacaklının karşısına ancak bu usuller dairesinde çıkabilir.


Kazım; Dairenin takarrür etmiş bir içtihadı vardır. Mesele gayet basittir. Haczin sebepsiz olduğunu söyler. Alelekser de itirazlar şu şekildedir. Biz borcu ödedik veya müruruzaman ve sair gibi sebeplerle haczi ihtiyatî vaz'ı sebeplerine itiraz ederler. Bu vaziyete göre bunlara böyle bir hak vermemek doğru olmasa gerektir. Borçlu olmadığını bilen borçlunun hareket hakkını nazara almamak nasıl olur ?


Şefkati; İcra muamelesine karşı meni muaraza davası ancak borçtan kurtulma suretiyledir. Bunu fevt eden kimse borcun temdit edildiğini söyleyebilir ve noterden musaddak bir senetle durdurabilir. Böyle bir kaideyi de biz koyamayız. Ancak Medeni Kanunda bu mümkündür.


Sait; Yetmiş birinci madde senedi resmîye karşıdır. Haczi ihtiyatî yalnız senedi resmi ile değildir. Ancak sebebe itiraz denilmiştir. Her suretle itiraz edilebilir.


Bu tahdit doğru değildir. Sebep kelimesi üzerinde oynayarak borçluların hakkını iptal etmeyelim.


Birinci Reis; İcra ve İflas Kanunundaki bu fasıl icranın bir mukaddimesidir. Haczi ihtiyatî vaz edilince dayine ya mahkemeye gideceksin veya icra takibinde bulunacaksın, diyor. Mahkemeye gidince istediğini iddia eder. İcra takibinde bulunursa medyunun bir itiraz hakkı vardır. Ref'i itiraz kabul edilmezse mahkemeye de gider. İcra safahatında esas deyne itiraz tariki kabul edilmemiştir. Men'i muaraza başkadır. Bu ayrı bir safhadır. Sebebine itiraz eder, dendiğine göre bu fevkalade bir itiraz yoludur. Men'i muaraza davası her halde yapar. Mani yoktur. Bu da mevzuumuzdan hariçtir. Esasa itiraz için de yol vardır. İşte mahkemeler, mücerret haczi ihtiyatînin sebebine itiraza hak vermiş olan kanunun sarih hükmü karşısında esasına itiraz ederek icrayı durduramaz.


Osman Nuri; Mahkemeye giderse müdafaatını istediği gibi yapar. İcraya giderse medyunun hakkı itirazı vardır.


Haczi ihtiyatîlerde borcun esasına hakkı itirazı yoktur. Bunun aksi kabul edilirse mahkemelerce verilecek kararlarda tehiri icra kararı verilecektir. O takdirde kanunun istihdaf ettiği gaye nerede kalır ? Aksini alırsak infazdan sonra bir karar çıkarki bu da nasıl telif edilebilir ?


Sait; itirazı ref edilirse borçtan kurtulma davası ikame edemez.


Şemseddin ; Sebebine itiraz edilirse ne ala, aksi takdirde itirazı reddedeceğiz.


Kazım ; Bu davaları ve işin mahiyetini birbirinden ayırmak lazımdır. Malımı kaçırmıyorum, ikametgahım vardır, diye itiraz vaki olursa alacaklı itirazın ref'ini ister. Veya mahkemeye gider. Bunları yapmaz da itirazı ref edilirse niçin borçlu borçtan kurtulma talebinde bulunmasın ? Her iki suretle de yapılan haciz takipleri arasında fark yoktur. Borçlu sebebe itiraz etmedikçe men'i muaraza edemez, borçtan kurtulma davası ikame edemez, diyemeyiz.


Osman Nuri; Bu kanun bir küldür, itirazın ref'ine karar verildiği takdirde ancak istirdat davası yapabilir. Ahkamı umumiye eb'attır. Yakına gidelim.


Birinci Reis ; İhtiyatî haciz bir başlangıçtır. Esasa itiraz edemez. Muvakkaten reddedilirse borçtan kurtulma davasını açabilir. Medyunun hakkı müemmendir. Mahkemedeki itiraz mevzuubahistir.


Şefkati; İcraen vaki muarazanın meni talep edilmelidir. Ref'i itiraz kabul edilirse kat'îdir. Yetmiş birinci madde haczi ihtiyatîde tatbik edilir. Kanunun gösterdiği iki sebep haricinde bir şey söylenemez, demeleriyle müzakerenin kifayeti kabul edildi.


İhtilafın mevzuu İcra ve İflas Kanununun 265 nci maddesinde yazılı olduğu üzere kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haciz kararının istinat ettiği sebebe karşı itirazı havi olmayan ve fakat haciz kararı almış olan alacaklı aleyhine umumî hükümler dairesinde borcu olmadığına ve mesela alacaklı yedindeki senedin kendisine ait bulunmadığına veya sahte olduğuna veya hile ve hata ve sair suretle istihsal olunduğuna dair borçlu tarafından müstakillen ikame edilen davaların kabul ve istimal caiz bulunup bulunmadığından ibaret olduğu anlaşılmıştır.


Muhalif reyde bulunanlar ihtiyatî haciz kararı üzerine borçlunun ancak 265 nci maddenin hükümleri dairesinde 257 nci maddede yazılı haciz sebeplerine itiraza hakkı olup ayrıca umumî hükümler dairesinde böyle bir dava açmağa mezkur kanunun dokuzuncu babı hükümlerinin müsait bulunmadığını ileri sürmektedirler.


Neticede:


2004 numaralı kanunun dokuzuncu babında ihtiyatî haczin sebepleri ve nasıl konacağı ve kararı alan alacaklının ne yolda harekete mecbur bulunduğu ve haczin nasıl kaldırılacağı ve bu sebeblere ne zaman ve ne yolda itiraz edileceği hasr ve tasrih edilmiş olmakla borçlunun doğrudan doğruya ihtiyatî hacze müessir olacak teşebbüslerinin de bu hükümler dairesine münhasır olduğu şüphesizdir.


Ancak kendisine asılsız bir borçtan dolayı müdahale edildiğini gören borçlunun borcu olmadığına ve alacaklı yedinde bulunan senedin yukarıda yazılı sebeplere binaen iptaline dair umumî hükümler dairesinde her zaman dava ikamesine hakkı mahfuz olup bu hakkını istimal edemeyeceğine dair kanunî bir mani de bulunmamıştır.


Binaenaleyh ihtiyatî haczin sebebine itiraz eden borçlu İcra ve İflas Kanununun bu babı hükümlerine tevfiki hareket etmeğe mecbur ve umumî hükümler dairesinde ve fakat ihtiyatî hacze ve takibe doğrudan doğruya müessir olmamak üzere dava ikame etmek hakkına da malik olduğuna ekseriyetle karar verildi.


AYKIRI GÖRÜŞLER:


Aza Şefkati Özkutlu: Bir intizamı amme kaidesi olan yetmiş birinci maddesinin istikraî hükmü, borçlunun İcra ve İflas Kanununun çerçevesi haricine çıkarak alacaklı aleyhine açtığı meni muaraza veyahut borçtan kurtulma davası neticesinde istihsal eylemiş olduğu ilamı da şümulü dairesine alacak bir tefsire müsait olmadığı gibi intizamı ammeden plan usulî muamelelerde kıyas da cari olamayacağı cihetle meni muaraza ilamının yetmiş birinci maddede zikrolunan senetlere kıyası suretiyle de infazı ve muameleye vaz'ı cihetine gidilemez, İşbu sebeplerden dolayı ittihaz olunan karara muhalifim.


Aza Y. K. Aslansan : İcra ve İflas Kanununun 257 nci maddesinde yazılı ihtiyatî haczin sebeplerine itiraz davasında alacağın istinat ettiği sebeplere itiraz olunamaz.


Mezkur kanunun 265 nci maddesine tevfikan alacaklı dava açtığı veya takipte bulunduğu surette borçlu ancak bu zaman borcun sebeplerine mütedair bilcümle itirazlarını dermeyan eder.


İcra ve İflas Kanununun derpiş etmediği bir tarzda umumî hükümler dairesinde ve fakat ihtiyatî hacze ve takibe müessir olmayacak bir davanın açılmasında amelî bir faide olmadığı gibi mezkur kanunun prensiplerine de uygun bulunmadığı reyinde bulunarak işbu karara muhalifim.

Ekleme Tarihi: 25.8.2019 13:57:53.
Bu karar





Bu Kararla İlgili "Vatandaş Soruyor"daki Sorular



Yorumlar

Adınız Soyadınız:




Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
www.hukukmedeniyeti.org


Okunacaklara Ekle

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.




Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim