İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ E:2017/1683, K:2019/385


Esas No:2017/1683
Karar No:2019/385
K. Tarihi:



İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul A**** *** Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 06/07/2017<br>NUMARASI : 2017/3003 D.İş-2017/3003 K.
DAVANIN KONUSU : Hakem Kararının Tebliğe Çıkarılması / Saklanması
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/02/2019<br>Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Başvuran vekili Sigorta Tahkim Komisyonuna verdiği dilekçede özetle; davalı şirket nezdinde kasko sigortalı bulunan ve vekil edenine ait olan ... plaka sayılı aracın 27/06/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hasarlandığını, hasar bedelinin KDV hariç 57.965,60-TL olduğunun yaptırdıkları ekspertiz incelemesi ile belirlendiğini, bu durumda KDV dahil toplam 68.399,40-TL hasar bedeli ile hasar miktarının tespiti için sigorta eksperine ödenen 801,55-TL ile aracın kaza yerinden servisi bulunduğu yere kadar çekici marifetiyle götürülmesi nedeniyle yapılan 700,00-TL gider toplamı olan 69.900,95-TL tazminatın davalı ... şirketince ödenmesi gerektiğini, ancak sigorta şirketine yapılan başvurunun reddedildiğini ileri sürerek, 69.900,95-TL tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı ... şirketi vekili cevabında özetle; davacıya ait olan ve vekil edeni şirket nezdinde kasko sigortalı bulunan ... plaka sayılı araçta 27/06/2016 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında oluşan hasar nedeniyle, vekil edeni şirkete 12/07/2016 tarihinde başvurulduğu ve hasar dosyası açıldığı anlaşılmış ise de, söz konusu kazada menfaat sahibi değişikliği olduğunu, araç sürücüsü ... tarafından verilen dilekçe ile (aracı satın aldığını ileri sürdüğünden) belirlendiğini, bu durumda davacının taleplerinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.5 ve poliçe kılavuzu gereğince reddi gerektiğini savunmuştur.Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.5 maddesinde Sözleşme süresi içerisinde menfaat sahibinin ilgili mevzuata uygun olarak değişmesi halinde, sigorta sözleşmesi menfaat sahibinin değiştiği anda kendiliğinden feshedilmiş olur ve feshin hüküm ifade ettiği tarihe kadar geçen sürenin primi gün esasına göre hesap edilir ve fazlası sigorta ettirene geri verilir. Sigorta sözleşmesinde menfaat sahibinin değişmesine rağmen, poliçenin yeni malikle devamı hükme bağlanabilir. denildiği, davalı ... şirketinin bu madde düzenlemesine dayanılarak menfaat sahibi değişikliği nedeniyle hasar bedelini ödemekten kaçındığı, oysa davalı ... şirketi tarafından sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere, noterden yapılmış geçerli bir satışın bulunmaması karşısında, menfaat sahibinin değiştiğinden ve poliçenin münfesih hale geldiğinden söz edilemeyeceği, zira 2918 sayılı KTK'nın 20/d madde hükmü uyarınca, araç satış ve devrinin geçerli olması için noterce yapılmasının zorunlu bulunduğu, haricen satışa dayanılarak davalı ... şirketinin ödeme yapmaktan kaçınmasının haklı yanının bulunmadığı görüşünden hareketle, davanın kabulüne karar verilmiş; sigorta şirketi vekilinin Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetine itirazı üzerine, itiraz hakem heyetince itiraz reddedilmiş, SigortaTahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; somut olayda menfaat değişikliğinin araç sürücüsünün beyanı ile açıkça belirgin olduğu halde, noterden satış bulunmaması nedeniyle, davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, davacının sattığı ve bedelini aldığı bir araç için hasar bedeli talebinde bulunmasının Medeni Kanunun 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve kabule göre de davacı taraf yararına belirlenen vekalet ücretinin hatalı belirlendiği hususlarına yöneliktir.Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkindir.
1-Görülmekte olan davada, kayden davacıya ait bulunan... plaka sayılı aracın 27/06/2016 tarihinde meydana gelen kazada hasarlandığı, söz konusu aracın davacı ile davalı arasında düzenlenen başlangıç tarihi 23/03/2016, bitiş tarihi 23/03/2017 olan kasko sigorta poliçesi ile davalı ... şirketi nezdinde sigortalı bulunduğu ve kaza nedeniyle toplam zarar miktarının 69.901,00-TL olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu aracın haricen araç sürücüsü ... isimli şahsa satıldığına ilişkin belirleme nedeniyle, dava konusu talebin Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.5 maddesi uyarınca teminat dışı olup olmadığına ilişkindir.Kasko Sigortası Genel Şartlarının menfaat sahibinin değişmesi başlıklı C.5 maddesinde, sözleşme süresi içerisinde menfaat sahibinin ilgili mevzuata uygun olarak değişmesi halinde, sigorta sözleşmesi menfaat sahibinin değiştiği anda kendiliğinden feshedilmiş olur ve feshin hüküm ifade ettiği tarihe kadar geçen sürenin primi gün esasına göre hesap edilir ve fazlası sigorta ettirene geri verilir. Sigorta sözleşmesinde menfaat sahibinin değişmesine rağmen, poliçenin yeni malikle devamı hükme bağlanabilir, denilmekte ise de, 2918 sayılı KTK'nın 20/d madde hükmüne göre, tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devir işlemleri aracın motorlu araçlar vergisi borcu bulunmadığına dair belgenin ibrazı halinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi esas alınarak noterlerce yapılır. Noterlerce yapılmayan her çeşit satış ve devir işlemleri geçersizdir. Bu hüküm, kamu düzenine ilişkin bir hüküm niteliğinde bulunduğundan, harici satış işlemi ile üçüncü bir kişinin araç üzerinden hukuken menfaati bulunduğunu kabul etmek mümkün değildir. Diğer bir ifadeyle, aracın kayıt maliki dışında bir kişiye ait olduğu yolundaki iddialara değer verilerek, menfaat sahibinin değiştiği ve sigorta aktinin sona erdiği söylenemez. Davalı ... şirketi, menfaat sahibinin değiştiği yolundaki iddiasını, satış yoluyla mülkiyetin devredildiğine dayandırdığından ve somut olayda devir işlemi yasal olmadığından Sigorta Tahkim Komisyonu davanın kabulüne yönelik gerekçesinde ve takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamakta olup; TMK'nun 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kurallarına aykırı bir hususta söz konusu değildir. (Yargıtay 17.HD'nin 13/09/2012 gün 2012/3937 E-2012/9276 K.sayılı emsal içtihadı)
2-Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazına gelince; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 30/17.maddesinde talebi kısmen yada tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir. denmektedir. Anılan düzenlemenin davalı lehine - davacı taraf aleyhine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olduğu, davacı yararına - davalı aleyhine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin bulunmadığı açıktır. Bu durumda davacı taraf yararına A.A.Ü.T uyarınca tam ve nispi vekalet ücreti tayin edilmesi de doğru olmuştur.
İstinaf edenin sıfatına, istinafın kapsam ve nedenlerine, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hakem kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde yukarıda açıklanan nedenlerle herhangi bir isabetsizlik tespit edilemediğinden davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun da HMK.m.353/1-b/1 hükmü uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçe uyarınca;
1-Usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunan 09/06/2017 gün ve 2017/İ.1511-2017/İHK-2042 sayılı Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararına yönelik olarak davalı ...Ş vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK. 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... şirketi tarafından peşin olarak yatırılan 154,30-TLbaşvurma harcından alınması gereken 85,70-TL istinaf başvurma harcının düşümü ile kalan 68,60-TL ile fazladan yatırılan 31,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalı ... şirketene İADESİNE,
3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
HMK. m. 353/1-b/1 hükmü uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 7035 sayılı Kanunun 31 maddesi ile değişik HMK. m. 361/1 maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.28/02/2019.