1. Karar Arama
  2. Yargıtay Karar Arama

Eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan alacağın tahsili

Emsal karar arama için en iyi seçenek Hukuk Medeniyeti Karar Arama sayfamıza ulaşmak için tıklayınız...


Esas No:2013/5420
Karar No:2013/8165
K. Tarihi:13.5.2013



Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan Ö.. G..'ün Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalında uzmanlık eğitimi almakta iken Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalında uzmanlık eğitimi yapmak üzere görevlendirildiğini, davalıların Bornova 4. Noterliğinin 11.08.2008 tarihli "S.. B.. adına Anadal-Yandal Uzmanlık eğitimi yaptırılacak personele mahsus yüklenme senedi ve muteber imzalı müteselsil kefalet senedi" ile S.. B..na karşı borç altına girdiğini, davalı Ö.. G..'ün 15 Eylül 2008 tarihinde görevinden istifa ederek imzaladığı yüklenme senedini ihlal ettiğini, yüklenme senedinde belirtilen 76.758,50 TL'yi ödememesi üzerine davalılar hakkında icra takibine geçildiğini, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, haksız itirazın iptaline ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalılar tarafından imzalanan yüklenme senedi ve muteber imzalı müteselsil kefalet senedinin 5. maddesi ile, “Bu yüklenme senedinin tanziminden itibaren Türkiye'de iş bu yüklenme senedinin icabı olan mecburi hizmetimin ifası sırasında .... istifa suretiyle ayrıldığım takdirde eksik kalan mecburi hizmet süremle orantılı olarak müfredatı aşağıda altıncı maddede belirtilen bilcümle matlubatı yine maddede tespit edilen hukuki esaslarla kayıtlı olmak şartıyla T.C. S.. B..'na nakten ve tamamen ödemeyi taahhüt ederim” ve 6. maddesinde ise “Taahhüdümü ihlal ettiğim takdirde, ilgili kanunlara göre yukarıda yazılı sebeple Anadal-Yandal Uzmanlık eğitimine gönderilmem nedeniyle, aylık, ücret, aidat, zam, tazminat, ödenek, tayin bedeli gibi adlar altında tarafıma yapılan her türlü ödemeler ile yol ve diğer giderlerini ve bu hususlara ilave olarak şahsım adına programım içinde veya dışında her ne sebeple ve şartla olursa olsun sarf edilen meblağı, fiilen döviz cinsinden yapılmış olanları aynı döviz cinsinden ve kanuni faiziyle birlikte, fiili geri ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru uygulanmak suretiyle bulunacak karşılığını Yeni Türk Lirası olarak, YTL olarak yapılmış olanları kanuni faiziyle birlikte 76.758,50 YTL olarak ..... T.C. S.. B..'na ödeyeceğimi şimdiden kabul ve taahhüt ederim” şeklinde taahhütte bulunulmuş, kefiller de bu miktar üzerinden yükümlüye kefil olmuşlardır. Yüklenme senedinde davalı Ö.. G..'ün 5 yıl sürecek olan Anadal-Yandal Uzmanlık eğitimi dönemi için asıl borç ve işleyecek faiz toplamının üst sınırı 76.758,50 YTL olarak belirlenmiştir. Buna göre mahkemece, davalı yükümlünün uzmanlık eğitimine başladıktan bir ay sonra istifa ettiği de dikkate alınarak, davacı idare tarafından davalıya eğitimi süresince fiilen yapılan tüm harcamalara (yolluk, ödenek, ulaşım, barınma, yurt, kırtasiye vs.) ilişkin belgelerin dosyaya getirtilip, davalının söz konusu eğitimden kaynaklanan borcunun bilirkişiye hesaplattırılması ve yüklenme senedinde belirtilen üst sınırı (76.758,50 YTL) aşmayacak şekilde davalıların sorumlu tutulması gerekirken, yüklenme senedi içeriğinde yer alan "76.758,50 YTL" ibaresini 5 yıl sürecek eğitimin toplam maliyeti olarak değerlendiren ve buna göre oranlama yapan bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bilmeniz halinde fark yaratacak kararlar

Vekalet sözleşmesinin kapsamı-İlamın icrasının ayrı bir iş sayılacağı-ilamın icraya konulmaması talebinin azil sayılamayacağı

Taraflar arasındaki “avukatlık ücret alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 19.03.2010 gün ve 2010/1 E., 2010/115 K. sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 23.

Danışık nedeniyle icra takibinin iptalinin istenilmesi halinde iptali yerine icra takibinin davacı bakımından hükümsüz olduğuna karar verilmelidir.

Davacı K.. Mobilya San. Tic. A.Ş. vekili tarafından, davalılar E.. Ş.. vd. aleyhine 06/01/2011 gününde verilen dilekçe ile muvazaalı işlemin iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı E.. Ş..

Alt İşveren-Üst işveren-Rücu ve birlikte sorumluluk ilkeleri-sorumluluk dönemi-çalışma süresi

Taraflar arasındaki “rücuan tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.12.2011 gün ve 2010/532E., 2011/483 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesini