1. Karar Arama
  2. Yargıtay Karar Arama

Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma.

Emsal karar arama için en iyi seçenek Hukuk Medeniyeti Karar Arama sayfamıza ulaşmak için tıklayınız...


Esas No:2014/2426
Karar No:2014/4422
K. Tarihi:14.10.2014




TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Müdahil Hasan'ın, sanık Sihan hakkında korku kaygı ve panik yaratacak şekilde silahla ateş etmek suretiyle kasten genel güvenliği tehlikeye sokmak suçundan açılan davaya katılma ve bu suçtan kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, vekilinin bu suça yönelen temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Sanık S.. K.. hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık S.. K..'ın kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun
şekilde suç niteliği tayin edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık ve müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede meşru müdafaa koşulların varlığına, suç vasfına, teşebbüs nedeniyle yapılan indirimin az olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Gerekçeli kararın 7. sayfasında; “Mağdur sanıklar S.. K.. ile H.. K..’ın amca çocukları olduğu, daha önceden aralarında arsa meselesi yüzünden husumet bulunduğu, 30.04.2012 günü mağdur sanık S.. K..’ın kardeşi tanık S.. K.. ile amca oğulları olan mağdur sanık H.. K.. ve tanık Y.. K..’ın tartıştıkları, 01.05 2012 tarihinde saat:18.00 sıralarında mağdur sanık H.. K..’ın römorkunda kum yüklü traktör ile mağdur sanık S.. K..'ın ikametinin önünden geçen yolda seyir halinde ilerlediği, yolun durumu ve traktöre bağlı bulunan römorkunda kum yüklü olması nedeniyle yavaş yavaş ilerlediği, olay saatinde mağdur sanık S.. K..’ın, mağdur sanık H.. K..’ı görmesi üzerine aralarında kavga çıktığı ve kürek diye tabir edilen aletle mağdur sanık H.. K..’ın önüne çıktığı ve ele geçirilemeyen küreğin demir kısmı ile mağdur sanık H.. K..’ın baş bölgesine doğru vurduğu, mağdur sanık H.. K..’ın bu eylemlere karşı koymaya çalışması neticesi traktörün geri geri kaçtığı ve hatta olay yeri inceleme tutanaklarından anlaşılacağı üzere traktörün römorkundaki kumun döküldüğü, mağdur sanık H.. K..’ın mücadele esnasında traktörden arkaya doğru düşerek sıkıştığı, mağdur sanık H.. K..’ın
Traktörden inmesi sonucunda, mağdur sanık S.. K.. ile mağdur sanık H.. K..’ın kavgaya devam ettikleri, bu esnada mağdur sanık S.. K..’ın cebinden çıkardığı ancak ele geçirilmeyen bıçak ile mağdur sanık H.. K..’ın göğüs sol bölgesine doğru vurduğu yine aynı bıçakla mağdur sanık H.. K..’ın karın bölgesine doğru iki defa vurduğu, olay yerinde yaralı bir şekilde kalan H.. K..’ı bırakarak evine doğru koşan mağdur sanık S.. K..’ın tüfek ile mağdur sanık H.. K..’a doğru ateş ettiği fakat mağdur sanık H.. K.. da herhangi bir ateşli silah yaralanmasına rastlanmadığı” şeklinde olay kabul edildiği ve bu kabule göre ilk haksız hareketin sanık Sihan'dan kaynaklandığı anlatılmasına rağmen gerekçeli kararın 11. sayfasında “somut olayda tarafların anlatımına göre, mağdur sanıklardan kaynaklanan haksız tahrik teşkil edecek bir eylemlerinin ilk haksız tahrikinin tekaddümünün belirlenemediği ve
şüphede kaldığı anlaşılmakla, mağdur sanık S. K.’ın eylemlerine 5237
sayılı TCK.nun 29. maddesi gereğince haksız tahrik indirimi tatbik edilmesinin kabulü hak ve nesafet açısından adelete uygun düşen çözüm olacaktır” şeklindeki kabul edilen oluşa uygun olmayan bir gerekçe ile sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanması suretiyle gerekçede çelişki yaratılması, olaydan bir gün önce meydana gelen tartışma ve aralarında var olduğu kabul edilen husumet nedeniyle, mağdur Hasan’dan kaynaklanan ve sanığa yönelen haksız fiil olarak nitelendirilebilecek bir söz ve davranış olup olmadığının karar yerinde tartışılmaması,
3- Sanık S.. K.. hakkında genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
İddianamede; “S.. K..’ın, bıçakla yaraladığı mağdur Hasan’a doğru tüfekle ateş ettiği fakat mağdur Hasan’da herhangi bir ateşli silah yaralanmasına rastlanmadığı” şeklinde sanığın tüfekle ateş etme eyleminin tarif edildiği, rastgele sağa sola, havaya ya da üçüncü kişilere doğru ateş ettiği yönünde bir anlatım bulunmadığı, mahkemenin de, sanık S.’ın tüfekle daha önce kendisini bıçakla yaraladığı, mağdur H.’a bıçakla yaralama eyleminin devamı niteliğinde ona doğru tüfekle ateş ettiğinin kabul edilmesi karşısında; 5237 sayılı TCK.nun 170. maddesi uyarınca, eylemin bir başka suçu oluşturması halinde ayrıca cezalandırılacağına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, bu durumda 5237 sayılı TCK.nun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılması ile yetinileceği ve sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan beraatine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
4- Sanık H.. K.. hakkında, mağdur sanık S.’ı kasten silahla yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Dosya içeriğine ve mevcut delillere göre; sanığın savunmasında mağdur sanık S.’ı yaralamadığını, onun saldırısı karşısında kendisini savunmaya çalıştığını, elinde bıçak olmadığını söylemesi ve bu savunmasının tanık F.. Ş.. tarafından da doğrulanması, mağdur sanık S.’ın sol el 4. parmağındaki basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikteki yaralanmanın sanık H. tarafından gerçekleştirildiğine dair savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi yerine sanık tarafından gerçekleştirildiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve sanık Sihan müdafii ile müdahil sanık H.vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, sanık S.ve müdahil sanık H.
hakkında kurulan hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 14/10/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
14/10/2014 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ..nin huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık S.. K.. müdafii Avukatlar S. B. ile M. T. G.ün (Baro'dan) yokluklarında 16/10/2014 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.


Bilmeniz halinde fark yaratacak kararlar

İş kazası nedeniyle açılan davada ihtiayati haciz kararı verilebilir mi?

  DAVA VE KARAR: Davacı, dava sonuçlanıncaya kadar tazminat alacağının teminat altına alınması için davalıya ait taşınmazlar ile trafik siciline kayıtlı araçların kaydına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir.   Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde

SANIĞIN DENETİM SÜRESİ İÇİNDE YENİ BİR SUÇ İŞLEMESİ - ZAMANAŞIMI

Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE MicrosoftInternetExplorer4

ZAMANAŞIMINI KESEN SEBEPLER • İCRA TAKİBİ

(.Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.Yanlar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklandığından yüklenici tarafından açılacak alacak davası Borçlar Kanunu’nun 12