1. Karar Arama
  2. Yargıtay Karar Arama

Sigorta tahkim komisyonu uyuşmazlık hakem kurulu kararlarına karşı iptal davası mı açılmalı istinafa mı gidilmeli?

Emsal karar arama için en iyi seçenek Hukuk Medeniyeti Karar Arama sayfamıza ulaşmak için tıklayınız...

Özet:

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 29.06.2012 tarih ve 28338 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan değişik 30. maddesinin 12. fıkrasında, “Uyuşmazlığa düşen taraflar arasında açık ve yazılı şekilde yapılması gereken sözleşme ile daha yüksek bir tutar belirlenmemişse hakemin verdiği kırk bin Türk Lirasına kadar olan kararlar her iki taraf için kesindir. Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki kararlar için temyize gidilebilir” hükmü mevcuttur.


Her ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 439. maddesinin 1. bendinde Hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabileceğine ilişkin düzenleme mevcutsa da sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesine yönelik olarak sigorta tahkim sistemi ile ilgili usûl ve esasları düzenleyen özel kanun niteliğindeki 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun uygulama önceliği olduğu gözetildiğinde, bir başka ifade ile; Sigortacılıkta Tahkime ilişkin Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinde tahkim usulüne ve yargı yollarına yönelik düzenlemenin, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 407 ve devamı maddelerinde düzenlenen Tahkim usulü ve yargı yollarını gösteren düzenlemesine karşı özel bir düzenleme içermesine, bu anlamda Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kurulu kararlarına karşı 6100 sayılı HMK'da düzenlenen iptal davası değil, ancak Sigortacılık Kanunu'nunda belirtilen yasa yolu olan temyiz yoluna gidilebileceğinden, mahkemece HMK'nun 115. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 3.2.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi. 


Esas No:2013/19559
Karar No:2014/870
K. Tarihi:

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 12/06/2013
NUMARASI : 2012/1586-2013/227

Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyetince verilen 05.10.2012 gün, 2012/E.1063.17, K.2011/1087 sayılı talebin reddine yönelik kararın iptali istemiyle davacılar vekili tarafından açılan dava sonunda, mahkemece, Hakem Heyeti kararının iptaline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkillerinin desteğinin işleten ve sürücüsü olup davalıya trafik (..) sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında destek S..K..un vefat etmesi nedeniyle, Hakem Heyetine yaptıkları başvurunun yasa ve hukuk kurallarına aykırı şekilde reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları temyiz talebinin de Kadıköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/1502-1203 sayılı kararı ile olayda iptal davası açılabileceği gerekçesiyle red edildiğini ileri sürerek, 05.10.2012 tarihli Hakem Heyeti kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.


Davalı vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.


Mahkemece, HMK'nun 434/2-e ve f bentleri uyarınca, usul hükümlerine aykırı bulunan 05.10.2012 tarihli Hakem Heyeti kararının iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.


Dava, davacıların desteğinin işleten ve sürücüsü olup davalıya trafik sigortalı araçla yaptığı trafik kazası sonucu vefatı sebebiyle, davacıların destek tazminatı talebiyle Hakem Heyeti'ne yaptıkları başvurunun reddi üzerine, Hakem Heyeti kararının iptali istemine ilişkindir.


5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 29.06.2012 tarih ve 28338 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan değişik 30. maddesinin 12. fıkrasında, “Uyuşmazlığa düşen taraflar arasında açık ve yazılı şekilde yapılması gereken sözleşme ile daha yüksek bir tutar belirlenmemişse hakemin verdiği kırk bin Türk Lirasına kadar olan kararlar her iki taraf için kesindir. Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki kararlar için temyize gidilebilir” hükmü mevcuttur.


Her ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 439. maddesinin 1. bendinde Hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabileceğine ilişkin düzenleme mevcutsa da sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesine yönelik olarak sigorta tahkim sistemi ile ilgili usûl ve esasları düzenleyen özel kanun niteliğindeki 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun uygulama önceliği olduğu gözetildiğinde, bir başka ifade ile; Sigortacılıkta Tahkime ilişkin Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinde tahkim usulüne ve yargı yollarına yönelik düzenlemenin, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 407 ve devamı maddelerinde düzenlenen Tahkim usulü ve yargı yollarını gösteren düzenlemesine karşı özel bir düzenleme içermesine, bu anlamda Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kurulu kararlarına karşı 6100 sayılı HMK'da düzenlenen iptal davası değil, ancak Sigortacılık Kanunu'nunda belirtilen yasa yolu olan temyiz yoluna gidilebileceğinden, mahkemece HMK'nun 115. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 3.2.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.






Bilmeniz halinde fark yaratacak kararlar

Şirket adına çek ciro etme yetkisinin sözlü verildiği iddiası ispatlanabilir ise sahtecilik suçunun oluşumunu engeller

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 11. Ceza Dairesi Mahkemesi : ANKARA 6. Ağır CezaGünü : 05.06.2007 Sayısı : 264-181 Davacı : K.H.Sanık : Orhan Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık Orhan ’in lehe kabul edilen 765 sayılı TCK’nun 342/1 ve 59/2. maddeleri uyarınca

Kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar

Taraflar arasındaki “şikayet” kanun yolundan dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 11.İcra Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 22.03.2013 gün ve 2013/294 E., 2013/251 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçiler vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 22.11.

Davadan feragat nedir?- Davanın geri alınması nedir? Davayı takipsiz bırakmak ya da davanın müracaata bırakılması nedir?

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda.....Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği