MİRASÇILIK BELGESİNİN İPTALİ GÖREVLİ MAHKEME


Esas No:2012/8699
Karar No:2012/9564
K. Tarihi:19.12.2012


Özet:

6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılacak olan “mirasçılık belgesinin iptali” davasında Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.*


dava

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı B.D. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi gereği görüşüldü:


KARAR


Dava mirasçılık belgesinin iptali ile yenisinin verilmesi istemine ilişkindir.


Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.


Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesinde mahkemelerin görevinin kanunla belirleneceği 2. maddesinde ise dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalar ile şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 4/1-ç maddesinde Sulh Hukuk Mahkemesi veya Sulh Hukuk Hakimi'nin bu kanun ile diğer kanunların Sulh Hukuk Mahkemesi'ni görevlendirdiği davaları göreceği açıklanmıştır. Öte yandan aynı Kanun'un 383. maddesinde çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme olmadığı sürece Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilmiş, 382/2-c maddesi hükmünde ise miras hukukundaki çekişmesiz yargı işleri belirtilirken mirasçılık belgesinin verilmesi istemine ilişkin davalar da bu kapsamda sayılmış ne var ki mirasçılık belgesinin iptali istemiyle davalar hakkında düzenleme yapılmamıştır.


O halde mirasçılık belgesinin iptali davalarının hasımlı olarak açıldığı,


sonucunun tarafları açısından kesin hüküm oluşturduğu dikkate alındığında çekişmeli yargı kapsamında kalan davalardan olduğu, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra açılan mirasçılık belgesinin iptali davalarına bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kuşkusuzdur. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflarca öne sürülmese bile mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınması gerekir.


Hal böyle olunca; mahkemece açıklanan bu hukuksal olgular göz önüne alınarak davanın görev nedeniyle reddine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yasal düzenlemelere ayırı şekilde işin asası hakkında karar verilmesi isabetsiz.


sonuç


Davacı B.D.'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacı B.d.'ye iadesine, 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.