Müşterilerin imzalarını taklit etmek-haklı nedenli fesih

Özet:

Mahkemece davacı hakkında ortaya atılan iddiaların önemli olduğu ancak bu konuyla ilgili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmadığı, iddiaların soyut kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacının savunmasında müşterilerin bilgisi haricinde gerçekleştirilen paket satışı yapılan işlemlerin hedef tutturabilmek amacıyla gerçekleştirdiğini, müşterinin imzasını taklit ederek yaptığı işlemlerin ise bir anlık boş bulunmaktan gaflete düşerek yaptığı işlemler olduğunu hedef tutturabilmek amacıyla yaptığını beyan ettiği, davacının savunması dikkate alındığında feshin haklı olduğunun ispatlandığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.

Fıkra:Tümü

Esas No:2014/29933/
Karar No:2015/688
K. Tarihi:

Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, istemi hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Karar: Davacı vekili davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, 4857 Sayılı İş Kanunun 21. maddesi gereğince feshin geçersizliğine ve işe iadesine, işe başlatılmazsa sekiz aylık ücreti tutarında tazminatı ile işe iade yönündeki kararın kesinleşmesinden itibaren yasal sürede başvurulması halinde çalıştırılmayan dört aylık ücreti ve diğer haklarını ödenmesi gerektiğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının yaptığı usulsüz bankacılık işlemleri sebebiyle 4857 Sayılı İş Kanununun 25/II-e bendi uyarınca iş akdinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece davacının iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.

4857 Sayılı İş Kanununun 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlarla benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.

İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkanı vermez (Yargıtay 9. HD. 1.12.2009 gün, 2008/11819 E, 2009/32509 K).

Somut olayda davalı banka çalışanı davacı hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda, iş sözleşmesi müşterilerin bilgisi dışında otomatik ödeme talimatı tanımlaması yaptığı, müşterilerin bilgisi dışında temel bankacılık paketi satışı gerçekleştirdiği ayrıca müşterilerin imzalarını taklit ederek sahte belge düzenlediği gerekçesiyle 4857 Sayılı iş Kanunu m.25/ll-e uyarınca feshedilmiştir.

Mahkemece davacı hakkında ortaya atılan iddiaların önemli olduğu ancak bu konuyla ilgili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmadığı, iddiaların soyut kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacının savunmasında müşterilerin bilgisi haricinde gerçekleştirilen paket satışı yapılan işlemlerin hedef tutturabilmek amacıyla gerçekleştirdiğini, müşterinin imzasını taklit ederek yaptığı işlemlerin ise bir anlık boş bulunmaktan gaflete düşerek yaptığı işlemler olduğunu hedef tutturabilmek amacıyla yaptığını beyan ettiği, davacının savunması dikkate alındığında feshin haklı olduğunun ispatlandığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.

4857 Sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:

1- Mahkemenin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,

2- Davanın reddine,

3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

4- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 27.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya ödenmesine.

5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine.

6- Peşin alınan temyiz harcının istemi halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 15.01.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.