Telefonda kendisini Cumhuriyet Savcısı olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık


Esas No:2013/26294
Karar No:2014/20954
K. Tarihi:




Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanı telefonundan arayarak kendisini Cumhuriyet savcısı V.. B.. olarak tanıttığı, katılana A.U.. isimli kişiyi tanıyıp tanımadığını sorduğu, katılanın tanımadığını söylemesi üzerine, bu kişinin kendisine ait kimlik bilgilerini kullanarak Ergenekon Terör Örgütüne para aktardığını, kendisinin terör örgütüne yardım etmekle suçlanacağını söyleyip bankada parası bulunup bulunmadığını sorduğu, katılanın bankada hesabı bulunduğunu söylemesi üzerine telefonunu kapatmamasını tembihleyip bankaya gitmesini, hesaptaki parayı Cumhuriyet savcısı V.. B.. hesabına aktarmasını, bu paranın emanete alınıp ertesi gün kendisine iade edileceğini söylediği, katılanın söylenenlere inanarak bankada bulunan 22.883 TL'yi V.. B.. hesabına gönderdiği, tekrar arayan sanığın savcının beyanını alacağını, evde haber beklemesini söylediği halde bir daha aramaması üzerine katılanın durumu kolluk güçlerine bildirdiği, ilgili banka şubesi tarafından bankaya çağrılan sanığın yakalandığı, hesabına yatırılan 22.883'nin aynı gün çekildiğinin anlaşıldığı, bu şekilde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu iddia edilen olayda, sanığın savunmasında, suça sürüklenen çocuk H. D..'ın kendisinden bankalardan hesap açıp kart aldıktan sonra kart ve şifreleri kendisine vermesini istediği, buna karşılık kendisine 500 TL verdiğini belirtmesi ile katılan tarafından sanığın hesabına gönderilen paranın aynı gün Gaziantep'te post cihazından çekildiğinin anlaşılması karşısında, suç vasfının tayini ile maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde açığa çıkarılması bakımından, suça sürüklenen çocuk H. D.. hakkında aynı olay nedeniyle açılan dava dosyasının getirtilip incelenerek hüküm verilmemiş ise birleştirme hususunun değerlendirilmesi, bu mümkün değil ise dosyanın onaylı fotokopisinin bu dosya arasına konularak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.12.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.