iflas erteleme tebdirine aykırı olarak başlatılan takipte konulmuş hacizlerin kaldırılması gerekir


Esas No:2010/2913
Karar No:2010/15393
K. Tarihi:15.6.2010


Özet:

Borçlu hakkındaki icra takibi bahsi geçen tedbir kararından sonra başlatılmıştır. Söz konusu bu tedbir kararı, bu karardan sonra alacaklının takip yapmasına engel teşkil eder. Somut olayda iflasın ertelenmesi davasında verilen tedbir kararından sonra alacaklının takip yaptığı ve şikayet eden borçlunun gayrimenkulü üzerine de haciz konulduğu görülmektedir. O halde mahkemece şikayetin kabulü ile borçlu hakkındaki haciz işlemlerinin iptaline ve gayrimenkul üzerine konulan haczin de kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.



Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu vekili, İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/53 Esas sayılı iflasın ertelenmesi dosyasında verilen 16.02.2009 tarihli ihtiyati tedbir kararına aykırı olarak haklarında İzmir 9.İcra Müdürlüğü'nün 2009/4485 Esas sayılı dosyasında takip yapıldığını, tedbire rağmen takibe devam edilerek müvekkilinin gayrimenkulü üzerine haciz konulduğunu, söz konusu işlemlerin iptali ile hacizlerin kaldırılmasına yönelik taleplerinin reddedildiğini belirterek yasaya aykırı müdürlük işleminin iptaline, icra işlemlerinin durdurulmasına ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini icra mahkemesinden talep etmiştir.
İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/53 Esas sayılı dosyasında, borçlu tarafça iflasın ertelenmesi davası açıldığı, bu dosyada mahkemece 16.2.2009 tarihinde “ davacı şirket hakkında halen başlamış ve başlatılması muhtemel (6183 Sayılı Kanuna dayalı takipler dahil) tüm icra ve iflas takiplerinin İİK 179/b 1. ve 2. maddeleri uyarınca durdurulmasına, davacı aleyhine başlatılan icra takipleri sırasında davacıya ait iş yerinden haczedilerek muhafaza altına alınan mallar varsa bu mallar hakkındaki muhafaza tedbirlerinin ve hacizlerin aynen devam etmesine, keza konulan bankalardaki paralar hakkında blokajlar varsa blokajların aynen devam etmesine, tedbir kararından sonra blokaj konulmamasına” yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiği, bahsi geçen bu dosyadan 17.4.2009 tarihinde nihai olarak, davanın kabulü ile iflasın 17.4.2009 tarihinden itibaren 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verildiği, ayrıca davacı aleyhine başlatılan icra takipleri sırasında davacıya ait iş yerinden haczedilerek muhafaza altına alınan mallar varsa bu mallar hakkındaki muhafaza tedbirlerinin ve hacizlerin aynen devam etmesine şeklinde de hüküm kurulmuş olduğu dosyaya ibraz edilmiş karar örneklerinden anlaşılmaktadır.
İzmir 9.İcra Müdürlüğü'nün 2009/4485 Esas sayılı dosyasında ise, borçlu şirket hakkında 26.3.2009 tarihinde ihtiyati haciz kararı alındığı, 27.3.2009 tarihinde de, çeke dayalı kambiyo takibi başlatıldığı, alacaklı vekilinin talebi üzerine müdürlükçe, 03.04.2009 tarihinde gayrimenkul ve araç haczi hususunda tapu kadastro müdürlüğüne ve trafik tescil şube müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, bu müzekkerelere istinaden şikayet eden borçlunun tapunun, İzmir ili, Bornova ilçesi, Erzene Mah. 4579 Ada, 3 parsel sırasında kayıtlı taşınmazı üzerine haciz şerhinin işlendiği, borçlu şikayet eden vekilince 8.4.2009 ve 29.12.2009 tarihlerinde icra işlemlerinin durdurulmasına ve hacizlerin kaldırılmasına yönelik talepte bulunulduğu, müdürlükçe takibin tedbiren durdurulmasına karar verildiği, ancak hacizlerin kaldırılması hususunda olumlu bir karar verilmediği, şikayet üzerine de, icra mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiş olduğu görülmektedir.
Borçlu hakkındaki icra takibi bahsi geçen tedbir kararından sonra başlatılmıştır. Söz konusu bu tedbir kararı, bu karardan sonra alacaklının takip yapmasına engel teşkil eder. Somut olayda iflasın ertelenmesi davasında verilen tedbir kararından sonra alacaklının takip yaptığı ve şikayet eden borçlunun gayrimenkulü üzerine de haciz konulduğu görülmektedir. O halde mahkemece şikayetin kabulü ile borçlu hakkındaki haciz işlemlerinin iptaline ve gayrimenkul üzerine konulan haczin de kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :
Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 15/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.