Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E:2017/4543, K:2017/7375


Esas No:2017/4543
Karar No:2017/7375
K. Tarihi:27.4.2017


Özet:
Süt izni yasadan kaynaklanan bir mazeret iznidir ve yasal haktır. Kural olarak da ücrete tabidir. Ancak ertelenmeme özelliği vardır ve sonradan kullanılamaz. Bu nedenle de doğduğu an kullanılması için işçi tarafından talep edilmesi gerekir. Her ne kadar süt izni karşılığı ücret öngörülmemiş ise de işçiye verilmemesi halinde bağlanan cezai yaptırım gibi hukuki bir yaptırım da bağlanmalıdır. ...

Somut uyuşmazlıkta davacı doğum sonrası süt izni kullandırılmadığını iddia etmiş, davalı ise toptan beş gün süt izni kullanıldığını savunmuştur. Öncelikle davacının doğum yaptığı tarihten, doğan çocuğun bir yaşına geldiği tarihe kadar davacının kullandığı doğum ve diğer izinli olduğu günler dışında kullanması gereken günlük 1,5 saatten toplam verilmesi gereken süt izni belirlenmeli, verilen mahsup edilmeli, kalan kısmın kullanılması gereken tarihteki ücret üzerinden fazla mesai ücreti olarak hesaplanıp, süt izni alacağı karşılığı hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile bu alacağın reddi hatalıdır. ...

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, izin ücreti, fazla mesai ücreti, arife günleri çalışma ücreti ve süt izni ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davalıya ait işyerinde 01/05/2008'den iş akdinin fesih tarihine kadar İnsan Kaynakları Eğitim Sorumlusu olarak çalıştığını, işverenin 15/04/2013 tarihinde davacının iş akdini yasanın 18 maddesi uyarınca feshettiğini bildirdiğini, ilişik kesme formunun savunması dahi alınmaksızın davacıya imzalattırıldığını, davacının 16/04/2013 tarihinde keşide ettiği ihtar ve haklarının ödenmesini işverenden istediğini, işverenin bu hakları ödemek yerine davacı aleyhine ihtarname düzenleyerek devamsızlığı nedeni ile mazeretini bildirmesini aksi halde iş akdinin İş Kanunu'nun 25 maddesi uyarınca fesih edileceğinin ihtar edildiğini, son aldığı net ücretin 2.415,00 TL. olduğunu, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, sabah 07:45'den 23:30'lara kadar çalıştığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, ulusal bayram ve genel tatil günleri ve arife günleri öğleden sonra çalışma ücretlerinin ödenmediğini, çalışma döneminde doğum yapan davacıya süt izninin kullanmasının işverence engellendiğini, bu çalışmasına ilişkin ücretinin de ödenmediğini belirterek, ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla mesai, tatil çalışmaları ve süt izni ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, iş akdinin davacının kendi iradesi ile fesih edildiğini, şirket tarafından herhangi bir iş akdi feshinin söz konusu olmadığını, sağlık problemlerine binaen sağlık raporları alındığını, 15/04/2013 tarihinde işbaşı yapması beklendiğini, arandığında trafik nedeniyle işbaşı yapamayacağını bildirdiğini, bu husus haklı bir gerekçe teşkil etmemesi nedeniyle devamsızlık tutanağı tutulduğunu, davacının 16/04/2013 tarihinde işe geldiğini, fakat sağlık sebeplerinden çalışamayacağını bildirdiğini, çıkış işlemlerinin yapıldığı esnada yazılı olarak bu beyanı alınmak istendiğini, beyanda bulunmaktan imtina ederek işyerini terk ettiğini, hak kaybına uğramaması adına bir çıkış işlemi yapılmadığını, davacıya ihtarname keşide edilerek rapor bildirmesi veyahut haklı gerekçe izahının talep edildiğini, aynı gün içerisinde davacının 16/04/2013 tarihinde iş akdini haklı nedenle feshettiğini içerir ihtarname keşide ettiğini, ... 13 Noterliğinin 12459 yevmiye numaralı ihtarnamesinin 18/04/2013 tarihinde tebliğ edildiğini, 26/04/2013 tarihinde keşide edilen Beyoğlu 35 Noterliğinin cevabı ihtarnamesinin keşide edildiğini, iş akdini kendisinin feshetmiş olması nedeniyle ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, haklı fesih koşullarının oluşmadığını, yıllık izin haklarını kullandığını, çalışma koşullarının değiştirilmediğini, şartlarının ağırlaştırılmadığını, çalışma arkadaşlarıyla benzer şart ve koşullarda iyileştirmelerde bulunulduğunu, talep ettiği şekilde süt izinlerinin kullandırıldığını, fazla çalışma iddialarının PDKS kayıtları ile bağdaşmadığını, davacının ilk yıllara tekabül eden ve zaman zaman söz konusu olan fazla mesailerinin karşılığının kendisine izin olarak veyahut maddi olarak ödendiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Y**** *** Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının işten ayrılma tarihinin 15/04/2013,işten ayrılma nedeninin 4857 sayılı yasanın 18.maddesi olarak yazıldığı, insan kaynakları onay kısmında ... isim ve imzasının olduğu, davacı tarafından 16/04/2013 tarihinde iş akdini feshettiğine dair ihbarnamesinin daha sonra olması nedeniyle sonuca etkili olmadığı, iş akdinin işveren tarafından 15/04/2013 tarihinde feshedildiği, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yıllık ücretli izinlerini kullandığı, iş sözleşmenin 6. maddesinde fazla çalışmanın ücrete dahil olduğunun belirtildiği, personel giriş çıkış kayıtları ve fazla çalışmaya ilişkin kayıtlar sunulduğu, davacının bu talebiyle ilgili yazılı belge sunmadığı, yapılan hesaplamada davacının yıllık 270 saati aşan fazla çalışmasının olmadığı ancak kayıtlara göre genel tatil günlerinde çalıştığı, 857 sayılı yasada süt izinlerinin toptan verileceği yada ücret olarak ödeneceğine dair düzenleme olmadığı, bu nedenle ücret olarak karşılanması mümkün olmadığından davacının süt iznine ilişkin alacağı bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatları ile tatil ücret alacaklarının tahsiline, izin, fazla mesai ve süt izni alacaklarının reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında temyiz itirazları yerinde değildir.
2. 4857 sayılı Yasanın 74.maddesine göre kadın işçilere 1 yaşından küçük çocuklarını emzirebilmeleri için günde 1,5 saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında kullanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır. İşçi süt iznini toplamak suretiyle toplu kullanma talebinde bulunamaz. İşverence süt izni verilmemesinin yaptırımı da, idari para cezası olarak anılan yasanın 104. maddesinde öngörülmüştür. Belirtmek gerekir ki ceza yaptırımına bağlanan bir davranışın hukuki bir yaptırımı da olmalıdır.
Süt izni yasadan kaynaklanan bir mazeret iznidir ve yasal haktır. Kural olarak da ücrete tabidir. Ancak ertelenmeme özelliği vardır ve sonradan kullanılamaz. Bu nedenle de doğduğu an kullanılması için işçi tarafından talep edilmesi gerekir. Her ne kadar süt izni karşılığı ücret öngörülmemiş ise de işçiye verilmemesi halinde bağlanan cezai yaptırım gibi hukuki bir yaptırım da bağlanmalıdır.
İşçi süt izni olan günlük 1,5 saatlik zamanda çalışmış ise bunun karşılığı mesai yaptığından, fazla mesai olarak değerlendirilmeli ve fazla mesainin karşılığı ücret hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta davacı doğum sonrası süt izni kullandırılmadığını iddia etmiş, davalı ise toptan beş gün süt izni kullanıldığını savunmuştur. Öncelikle davacının doğum yaptığı tarihten, doğan çocuğun bir yaşına geldiği tarihe kadar davacının kullandığı doğum ve diğer izinli olduğu günler dışında kullanması gereken günlük 1,5 saatten toplam verilmesi gereken süt izni belirlenmeli, verilen mahsup edilmeli, kalan kısmın kullanılması gereken tarihteki ücret üzerinden fazla mesai ücreti olarak hesaplanıp, süt izni alacağı karşılığı hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile bu alacağın reddi hatalıdır.
3. Davacının kalan son 15 gün izin ücreti olan 1.830,66 TL. alacağın 30.04.2013 tarihli bordro ile tahakkuk ettirilip ödendiği kabul edilmiştir. Ancak bordro imzasızdır. Banka kayıtları 15.04.2013 tarihine kadar getirilmiştir. İzin alacağının banka yolu ödenip ödenmediği belirlenmeden bu alacağın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.04.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.