Sermaye şirketinin iflasını istememeknda, iflasını isteme görevi verilenler arasında tasfiye memurları da bulunduğundan bun faili olabilirler


Esas No:2010/2999
Karar No:2010/4024
K. Tarihi:1.6.2010


Özet:

1-Sanığa isnat edilen suçun oluşup oluşmadığının anlaşılabilmesi için öncelikle, İİK’nun 179.ve TTK’nun 324.maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesinin gerekip gerekmediğinin tespit edilmesinin zorunluluğu karşısında, borçlu şirkete ait ticari defterler, kayıtlar ve banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan,


2- Sanık vekilinin temyiz dilekçesinde şikayet tarihinden önce 18.9.2008 tarihinde sanığın yönetim ve yetki süresinin sona erdiğini beyan ettiği dikkate alındığında, şikayetin süresinde yapılıp yapılmadığının belirlenebilmesi için şikayetçinin atılı suçun işlendiğini öğrendiği tarih saptanmadan,


3- “Sermaye şirketlerinin iflasını istemek mecburiyetinde olanların cezası” başlıklı İcra ve İflas Kanunu’nun 345/a maddesinde, şirketin iflasını isteme görevi verilenler arasında tasfiye memurları da bulunduğu

Gerektiği halde sermaye şirketinin iflasını istememek suçundan sanık O.'un İİK'nun 345/a maddesi gereğince 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya, Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:


1-Sanığa isnat edilen suçun oluşup oluşmadığının anlaşılabilmesi için öncelikle, İİK’nun 179.ve TTK’nun 324.maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesinin gerekip gerekmediğinin tespit edilmesinin zorunluluğu karşısında, borçlu şirkete ait ticari defterler, kayıtlar ve banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan,


2- Sanık vekilinin temyiz dilekçesinde şikayet tarihinden önce 18.9.2008 tarihinde sanığın yönetim ve yetki süresinin sona erdiğini beyan ettiği dikkate alındığında, şikayetin süresinde yapılıp yapılmadığının belirlenebilmesi için şikayetçinin atılı suçun işlendiğini öğrendiği tarih saptanmadan,


3- “Sermaye şirketlerinin iflasını istemek mecburiyetinde olanların cezası” başlıklı İcra ve İflas Kanunu’nun 345/a maddesinde, şirketin iflasını isteme görevi verilenler arasında tasfiye memurları da bulunduğu ve temyiz dilekçesinde şirketin tasfiye aşamasında olduğunun ileri sürülmesi nedeniyle, şirketin tasfiye aşamasında olup olmadığı, tasfiye halinde ise tasfiyeye girdiği tarihin şikayet tarihinden önce olup olmadığı tespit edilmeden,
Eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,

Kabule göre de;
1-Sanığın adli sicil kaydı getirtilip 5237 sayılı TCK’nun 50/3. maddesinin uygulanma koşulunun bulunup bulunmadığı araştırılmaması,

2- Sanığın nüfus kaydı getirtilmeksizin hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,

İsabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 01.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.