1. Karar Arama
  2. Yargıtay Karar Arama

Alman rant sigortasına giriş tarihinin türkiye’de sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesinin tespiti davası

Emsal karar arama için en iyi seçenek Hukuk Medeniyeti Karar Arama sayfamıza ulaşmak için tıklayınız...

Özet:
Alman Sigorta Kurumuna ait sigorta hesabındaki kayıtlı sürelerin, yukarıda bahsedilen Uluslararası Ek Sözleşme hükmü kapsamında, uzun vadeli sigorta kollarından olan malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından Alman R. sigortasına giriş niteliğinde bir sigortalılık süresi olup olmadığı usulünce araştırılmalıdır. Yapılacak araştırma neticesi, R. sigortası kapsamında bulunmadığının anlaşılması halinde, Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin sigorta başlangıcına dair yukarıdaki sözleşme hükmünün uygulanmasını gerektirecek nitelikteki R. sigortasına giriş tarihi açıkça belirlenmeli ve böylece davacının sigorta başlangıcına ilişkin istemi bu çerçevede yeniden değerlendirilmelidir. Davacının, Kurumca tahakkuk ettirilen yurtdışı borçlanma bedelini ödeyip ödemediği araştırılmalı, yurtdışı borçlanma bedelinin ödenmediğinin tespit edilmesi halinde davacı tarafa yöntemine uygun şekilde verilecek mehille, Alman R. sigortasına giriş tarihini içerecek şekilde yurt dışı borçlanması, usulünce sağlanmalı ve borçlanmanın varlığı halinde, sigorta başlangıcına hükmedilmesi gerekceği gözetilmelidir. Yine davacının yurtiçi sigortalılığı araştırılarak, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 5510 sayılı Kanunun 4/1-a ya da 4/1-b maddesi kapsamındaki sigortalılıklardan hangisi kapsamında kabul edileceği belirlenmeli ve tüm dosya kapsamından varılacak sonuca göre karar verilmelidir.



Esas No:2014/26343
Karar No:2015/6429
K. Tarihi:2.4.2015

10. Hukuk Dairesi         2014/26343 E.  ,  2015/6429 K.


"İçtihat Metni"Mahkemesi : Antalya 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 24.09.2014
No : 2014/369-2014/420

Davacı, Alman R. sigortasına giriş tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresini düzenleyen 5510 sayılı Yasanın 38’inci madde hükmü; malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcını; sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun geçici 20’nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edileceğini; Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresinin, 18 yaşının ikmal edildiği tarihte başlamış olacağını, bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarıprimlerinin, prim ödeme gün sayısı hesabına dahil edileceğini öngörürken, Uluslararası Sosyal Güvenlik Sözleşme hükümlerinin saklı bulunduğu ifade edilmiştir.
Öte yandan, Anayasamızın 90/son maddesi uyarınca, yöntemince yürürlüğe konulmuş Uluslararası sözleşmeler Kanun hükmünde olduğu gibi, normlar hiyerarşisi yönünden uluslararası sözleşme kurallarına uygulamada yasal güç tanınmakta ve bu kuralların uygulanma önceliği de haiz bulunmaktadır.
10.04.1965 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 01.11.1965 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin uzun vadeli sigorta kollarından olan “Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları(aylıkları)” başlıklı beşinci bölümde düzenlenen konuya ilişkin Ek Sözleşmenin 29’uncu maddesi “Türk Sosyal Sigorta Mercii için aşağıdaki hususlar geçerlidir:


Bir kimsenin Türk sigortasına girişinden önce bir Alman R. sigortasına girmiş bulunması halinde, Alman R. Sigortasına girişi, Türk sigortasına giriş olarak kabul edilir. ..” hükmünü öngörmüştür.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, anılan sözleşme hükmünün uygulanabilmesi, Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti arasında imzalanan sosyal güvenlik sözleşmesi kapsamında, bir kimsenin Türk sigortasına girmeden önce, sözleşme hükmü kapsamında, malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından Alman R. sigortasına girmiş bulunması ve 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanılması ile Alman R. Sigortasına giriş tarihinin Türkiye'de sigortalılık başlangıcına esas alınabilecektir.
Öte yandan; 11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanunun 29'uncu maddesi ile 3201 sayılı Kanunun 5'inci maddesinin beşinci fıkrasına “Ancak uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.” cümlesi eklenerek; yurtdışında ilk defa çalışmaya başlayanların bu çalışmalarının ilgili sözleşme kapsamında Türkiye'de sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilebilmesi 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma yapma şartına bağlanmıştır.
Unutulmamalıdır ki; Alman R. Sigortasına giriş tarihinin Türk sigorta başlangıcı olarak kabulü özünde söz konusu tarih itibariyle bir gün çalışıldığının kabulü anlamını da taşımaktadır. Bu nedenle, Türk sigorta başlangıcı olarak kabul edilen tarihe ilişkin sürenin fiilen borçlanılmış ve Türk sosyal güvenliği bakımından değerlendirilebilir hale getirilmiş olmasını aramak, yerinde olacaktır.
17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunun 79. maddesi ile 3201 sayılı Kanunun 5. maddesine eklenen 4. fıkrada “ Yurtdışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.” şeklinde yurtıdışı hizmet borçlanmasına ait sürelerin 5510 sayılı Kanun kapsamında hangi sigortalılık haline göre kabul edileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, Alman Sigorta Kurumuna ait sigorta hesabında, davaya konu yapılan ve R. sigortasına giriş tarihi olarak öngörülen 05.09.1985 tarihini de içeren 01.01.1985 – 30.06.1986 tarihleri arası dönemde “pflichtbeitragszeit berufliche Ausbildung (Mesleki eğitim için zorunlu prim süresi)”, 01.07.1986- 31.12.1987 tarihleri arası dönemde “ (zorunlu prim süresi)” süresinin kayıtlı bulunduğu, davacının Kurumdaki yurtdışı şahsi dosyasında borçlanma bedelini ödeyip ödemediğine ilişkin bir bilginin bulunmadığı, davacının yurtiçi çalışmaları araştırılıp, sigortalılık başlangıç tarihinin 3201 sayılı Kanunun 5/4. fıkrası gözetilerek 5510 sayılı Kanunun 41/a ya da 4/1b maddesi kapsamında kabul edilip edilmeyeceği irdelenmeden, mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulmuştur.

Şu halde yapılacak iş; Alman Sigorta Kurumuna ait sigorta hesabındaki kayıtlı sürelerin, yukarıda bahsedilen Uluslararası Ek Sözleşme hükmü kapsamında, uzun vadeli sigorta kollarından olan malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından Alman R. sigortasına giriş niteliğinde bir sigortalılık süresi olup olmadığı usulünce araştırılmalıdır. Yapılacak araştırma neticesi, R. sigortası kapsamında bulunmadığının anlaşılması halinde, Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin sigorta başlangıcına dair yukarıdaki sözleşme hükmünün uygulanmasını gerektirecek nitelikteki R. sigortasına giriş tarihi açıkça belirlenmeli ve böylece davacının sigorta başlangıcına ilişkin istemi bu çerçevede yeniden değerlendirilmelidir. Davacının, Kurumca tahakkuk ettirilen yurtdışı borçlanma bedelini ödeyip ödemediği araştırılmalı, yurtdışı borçlanma bedelinin ödenmediğinin tespit edilmesi halinde davacı tarafa yöntemine uygun şekilde verilecek mehille, Alman R. sigortasına giriş tarihini içerecek şekilde yurt dışı borçlanması, usulünce sağlanmalı ve borçlanmanın varlığı halinde, sigorta başlangıcına hükmedilmesi gerekceği gözetilmelidir. Yine davacının yurtiçi sigortalılığı araştırılarak, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 5510 sayılı Kanunun 4/1-a ya da 4/1-b maddesi kapsamındaki sigortalılıklardan hangisi kapsamında kabul edileceği belirlenmeli ve tüm dosya kapsamından varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma gerekir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.



Bilmeniz halinde fark yaratacak kararlar

İş kazası nedeniyle açılan davada ihtiayati haciz kararı verilebilir mi?

  DAVA VE KARAR: Davacı, dava sonuçlanıncaya kadar tazminat alacağının teminat altına alınması için davalıya ait taşınmazlar ile trafik siciline kayıtlı araçların kaydına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir.   Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde

Açıklama bulunmayan havale - açıklamasız havale - ödemenin başka bir ticari ilişkiye ait olduğu iddiası - ispat yükü

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk MahkemesiDAVA TÜRÜ : İtirazın iptaliMahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.Dava, kira ala

Banka çalışanının yolsuz işlemleri-Mevduatın sahte talimatla çekilmesi-Diğer davalının davacının çalışanı olması-Birlikte kusur

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİTaraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/04/2015 tarih ve 2011/142-2015/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noks