Tüketici senedi- Nama düzenlenme zorunluluğu - Cirantaya karşı ileri sürülmesi koleksiyonu






Yargıtay 12. hukuk dairesi e:2016/16850, k:2017/8875

Özet:
Borçlunun iddiasına dayanak olarak gösterdiği 09.10.2012 tarihli “... Satış Vaadi Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin incelenmesinde; konut satışları için düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olduğu ve alıcı muteriz borçlu ... ile satıcı dava dışı ... Tic. A.Ş. arasında düzenlendiği, takip alacaklısının anılan sözleşmede yer almadığı anlaşılmaktadır....

Takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nun 778. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 687/1. maddesi gereğince, hamil bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmemiş ise kural olarak, bonodan dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez....

Somut olayda takip dayanağı bonolarda keşidecinin muteriz borçlu lehtarın ise dava dışı ... Tic. A.Ş. olduğu, senedin takip alacaklısı ... San. Ve Tic. A.Ş.'ye ciro yoluyla devredildiği, muteriz borçlu tarafından takip alacaklısının kötüniyetli olduğu iddia ve ispat edilmediği gibi senet metninde de tüketici sözleşmesi nedeniyle verildiğine ilişkin bir ibare bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan muteriz borçlu tarafından takip dayanağı senetteki imzaya itiraz edilmemiş olup borcun ödendiği de ispat edilememiştir. ...

Bu durumda TTK'nun 687. maddesi hükmü gereği keşideci borçlunun, lehtara karşı ileri sürebileceği def'ileri (senedin tüketici senedi olarak verilmesi nedeni ile 4077 sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 6/A maddesi gereğince nama yazılı düzenlenmesi gerektiği iddiasını) takip alacaklısına karşı ileri süremeyeceği hususu nazara alınarak istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....


T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi

Esas No:2016/16850
Karar No:2017/8875

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, borçlunun ödeme emri tebliği üzerine yasal süre içerisinde icra mahkemesine başvurusunda, takip dayanağı bonoların 09.10.2012 tarihli satış vaadi sözleşmesi gereği dava dışı senet lehtarı ... Tic. A.Ş.'ye tüketici senedi olarak verildiğini, lehtarın sözleşmede belirtilen şartları yerine getirmemesi üzerine ... 7. Tüketici Mahkemesinin 13.03.2014 tarih ve 2013/981 Esas-2014/423 Karar sayılı kararı ile senetlerin iptaline karar verildiğini, ayrıca taksitli satışlarda kıymetli evrakın nama yazılması zorunlu olduğundan bu senetlere dayalı olarak kambiyo takibi yapılamayacağını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece; davanın kabulü ile takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Borçlunun iddiasına dayanak olarak gösterdiği 09.10.2012 tarihli “... Satış Vaadi Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin incelenmesinde; konut satışları için düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olduğu ve alıcı muteriz borçlu ... ile satıcı dava dışı ... Tic. A.Ş. arasında düzenlendiği, takip alacaklısının anılan sözleşmede yer almadığı anlaşılmaktadır.
Takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nun 778. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 687/1. maddesi gereğince, hamil bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmemiş ise kural olarak, bonodan dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez.
Somut olayda takip dayanağı bonolarda keşidecinin muteriz borçlu lehtarın ise dava dışı ... Tic. A.Ş. olduğu, senedin takip alacaklısı ... San. Ve Tic. A.Ş.'ye ciro yoluyla devredildiği, muteriz borçlu tarafından takip alacaklısının kötüniyetli olduğu iddia ve ispat edilmediği gibi senet metninde de tüketici sözleşmesi nedeniyle verildiğine ilişkin bir ibare bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan muteriz borçlu tarafından takip dayanağı senetteki imzaya itiraz edilmemiş olup borcun ödendiği de ispat edilememiştir.
Bu durumda TTK'nun 687. maddesi hükmü gereği keşideci borçlunun, lehtara karşı ileri sürebileceği def'ileri (senedin tüketici senedi olarak verilmesi nedeni ile 4077 sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 6/A maddesi gereğince nama yazılı düzenlenmesi gerektiği iddiasını) takip alacaklısına karşı ileri süremeyeceği hususu nazara alınarak istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.




www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.