İleride doğacak / müstakbel alacakların haczi koleksiyonu






Doğacak alacaklar için iik 89 md gereğince haciz ihbarnamesi gönderilmesi iik 88.maddesi anlamında haciz yazısı olarak değerlendirilir

Özet:

Buna göre üçüncü kişiye gönderilen haciz ihbarnamesinde doğmuş alacaklar yanında doğacak alacaklar ifadesinin de bulunması, haciz ihbarının, doğacak alacaklar yönünden İİK. nun 89.maddesinde öngörülen sonuçları doğurmasına yol açmaz ise de aynı Kanunun 88.maddesi anlamında haciz yazısı gibi değerlendirilmesi gerekir. Bir diğer ifade ile üçüncü kişiye gönderilen haciz ihbarnamesinde, doğacak alacaklar ifadesinin bulunması ve bu ifadeye yönelik olarak üçüncü kişinin İİK. nun 89.maddesinde öngörülen yasal sürede icra dairesine bir itirazda bulunmamış olması, doğmamış alacakların zimmetinde sayıldığı sonucunu doğurmaz. Haciz ihbarının tebliğinden sonra, üçüncü kişi nezdinde borçlunun bir alacağı doğar ise bunu icra dosyasına göndermesi gerekir. Ancak alacağın doğmaması durumunda ise herhangi bir şey yapması gerekmez.


T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi

Esas No:2013/207
Karar No:2013/313

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :


Şikayetçi 3.kişinin icra mahkemesine başvurusunda; İİK. nun 89.maddesine göre kendisine gönderilen 1.haciz ihbarında, doğacak alacakların da haczinin istendiğini, ancak bunun doğru olmadığını ileri sürerek iptaline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. 

Takip dosyasının incelenmesinde borçluların doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının haczi için şikayetçi 3.kişiye İİK. nun 89.maddesi gereğince 1 .haciz ihbarı gönderildiği görülmüştür. 

Borçlunun üçüncü kişilerdeki alacağı, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 106/2. maddesi gereğince menkul (taşınır) hükmündedir. Dolayısıyla, bu alacakların haczi de menkul haczi gibi gerçekleştirilir(İİK. m.88). İİK'nun 88.maddesinin üst başlığında da açıkça belirtildiği gibi, 3.kişiye haciz yazısı gönderilmesi, 3.kişideki alacağın borçluya ödenmesini önleyen bir muhafaza tedbiridir. Borçlunun 3.kişide alacağı varsa, bu alacak haczedilmiş sayılır. Haciz yazısını tebliğ alan 3.kişi, artık borçluya ödeme yapamaz. Sadece icra dairesine ödemede bulunabilir.

Borçlunun, 3.kişide alacağının olmaması ya da olsa bile borcu karşılamaya yeterli bulunmaması durumu farklı olup; bu durumda haciz yazısı ile 89/1 haciz ihbarnamesi arasındaki özellik ortaya çıkar ve haciz yazısı eğer İcra ve İflas Kanunu'nun 89.maddesindeki koşulları taşımıyorsa bu maddedeki sonuçların doğmasına yeterli olmadığından borç 3.kişinin zimmetinde sayılamaz (Hukuk Genel Kurulu'nun 31. 1 0.2007 tarih, 2007112-795 esas, 2007/792 karar sayılı ve 01.12.1 999 tarih ve 1999112- 1 003 esas, 199911 O 17 karar sayılı kararları). 

İcra ve iflas hukukunda asıl olan alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamak olup, kural olarak borçlunun haczi kabil her türlü mal ve hakkının haczi mümkündür. Dolayısıyla borçlunun 3.kişi nezdinde ileride doğması muhtemel bir alacağı da haczedilebilmelidir. Alacağın doğmasından sonra haczedilebileceğinin kabulü, paranın çok hızlı el değiştirmesi nedeniyle borçluya ait bir paranın haczini imkansız hale getirecektir(Borçlunun emekli olması halinde alacağı emekli ikramiyesi, aylık kira parası, istihkak alacakları, banka hesabına gelecek paralar gibi ... ). Örneğin banka hesabı üzerinde haciz bulunmaması durumunda hesaba giren para derhal borçlu tarafından alınabileceğinden böyle bir paranın alacaklı tarafından yakalanması ve haczedilmesi hayatın olağan akışına göre mümkün olmayacaktır. Bu durum ise alacakların tahsilatını güçleştirebileceği gibi bazen de imkansız hale getireceğinden, icra takip hukukunun genel mantığıyla bağdaşmayacaktır. 

Ne var ki İİK. nun 89.maddesine göre üçüncü kişiye haciz ihbarı gönderilmek suretiyle borçlunun alacağının haczi durumunda, üçüncü kişi haciz ihbarının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 7 günlük sürede itiraz etmez ise borç zimmetinde sayılacaktır. Buna göre haciz ihbarı ile doğmamış bir alacağın haczinin istenmesi halinde, 3.kişinin geleceğe yönelik olarak alacağın doğup doğmayacağını bilmesi ve bu nedenle itiraz etmesi beklenemeyeceğinden, doğacak alacakların İİK. nun 89.maddesine göre haczinin mümkün olmadığı kabul edilmelidir. Alacaklı, borçlunun 3.kişi nezdinde doğması muhtemel bir alacağını haczettirmek istiyor ise bu amacına, İİK. nun 88.maddesine göre haciz yazısı göndertmek suretiyle ulaşabilir. 

Buna göre üçüncü kişiye gönderilen haciz ihbarnamesinde doğmuş alacaklar yanında doğacak alacaklar ifadesinin de bulunması, haciz ihbarının, doğacak alacaklar yönünden İİK. nun 89.maddesinde öngörülen sonuçları doğurmasına yol açmaz ise de aynı Kanunun 88.maddesi anlamında haciz yazısı gibi değerlendirilmesi gerekir. Bir diğer ifade ile üçüncü kişiye gönderilen haciz ihbarnamesinde, doğacak alacaklar ifadesinin bulunması ve bu ifadeye yönelik olarak üçüncü kişinin İİK. nun 89.maddesinde öngörülen yasal sürede icra dairesine bir itirazda bulunmamış olması, doğmamış alacakların zimmetinde sayıldığı sonucunu doğurmaz. Haciz ihbarının tebliğinden sonra, üçüncü kişi nezdinde borçlunun bir alacağı doğar ise bunu icra dosyasına göndermesi gerekir. Ancak alacağın doğmaması durumunda ise herhangi bir şey yapması gerekmez. 

Şu hale göre doğmamış alacaklar yönünden İİK. nun 89.maddesine göre tebliğ edilen haciz ihbarı, üçüncü kişinin bu maddeye göre sorumluluğunu doğurmayacağı gibi, muhtemel alacakların haciz yazısı yazılmak suretiyle haczi de mümkün olduğundan üçüncü kişinin şikayetinin bu aşamada dinlenme olanağı yoktur. 

Pek tabiidir ki haciz ihbarnamesinde, doğacak alacaklar ifadesinin bulunması ve bu ifadeye yönelik olarak üçüncü kişinin İİK. nun 89.maddesinde öngörülen yasal sürede icra dairesine bir itirazda bulunmamış olması nedeniyle icra müdürlüğünce borcun zimmetinde sayılarak hakkında haciz kararı verilmesi halinde bu durum bir hakkın yerine getirilmemesi ile ilgili olduğundan, bu işleme karşı üçüncü kişinin İİK. nun ı 6/2.maddesi uyarınca süresiz şikayet yoluna başvurması mümkündür. 

O halde, icra müdürlüğünce üçüncü kişinin sorumlu tutulması yönünde yazılmış bir muhtıra ya da verilmiş bir haciz kararı bulunmadığına göre, mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. 

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.