Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

TENKİS DAVASI Koleksiyonu




Mehmet TEKİN
Koleksiyoner
Koleksiyon Tarihi ve Numarası :
19.2.2019 / 282


Tenkis davası • davalının tercih hakkı

Özet:

Tenkis davasında tasarrufa konu olan malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde davalının tercih hakkı gündeme gelecektir. Böyle bir durum ortaya çıkmadan davalının tercih hakkını kullanacağından söz edilemez.*





T.C.
Yargıtay
1. Hukuk Dairesi

Esas No:2012/8838
Karar No:2012/16005

Bilindiği üzere; tenkis(indirim)davası, miras bırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmaların (teberru) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan öncesine etkili, yenilik doğrultucusu (in-şai) davalardandır.Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul; miras bırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerine haklarını zedelemiş olmasıdır. Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekenin tümü ile bilinmesiyle mümkündür. Tereke miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile; iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalıdır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Miras bırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bir aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması,mühürlenme-si, cenaze masrafları gibi giderler de pasifdir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tespit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tespiti gerekir. (MK.565). miras bırakanın Medeni Kanun'un 564.maddesinde belirlenen belirlenen saklı paraya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır. Tasarruf oranı aşılmış ise tasarrufun niteliğine göre icap ederse kazandırma işleminde, saklı payları zedeleme kastının bulunup bulunmadığı objektif(nesnel) ve subjektif (öznel) unsurlar dikkate alınarak belirlenmelidir. Zira tasarruf oranını aşan her kazandırma da saklı payları zedeleme kastının varlığından söz edilemez.

Mutlak olarak tenkise tabi tasarruflarda (ölüme bağlı tasarruflar veya Medeni Kanun'un 565. maddesinin 1,2,3 bentlerinde gösterilenler) veya saklı payın ihlal kastının varlığı kesin olarak anlaşılan diğerlerinde özellikle muayyen mal hakkında tenkis uygulanırken Medeni Kanun'un 570. maddesindeki sıralamaya dikkat etmek davalı mahfuz hisseli mirasçılardan ise aynı kanunun 561.maddesinde yer alan mahfuz hisseden fazla olarak alınanla sorumluluk ilkesini gözetmek, dava konusu olup olmadığına bakılmayarak önce ölüme bağlı tasarrufla davacının saklı payını tamamlamak, sonra sahalar arasında tasarrufları dikkate almak gerekir. Bu işlem sırasında da dava edilmeyen kişi veya etmemesinin davalıyı etki-leyemeyeceği ve birden çok kişiye yapılan teberru tenkise tabi olursa 563. maddede yer alan, alınanla mütenasip sorumluluk kuralı gözetilmelidir.


Davalıya yapılan tasarrufun tenkisine sıra geldiği takdirde tasarrufun tümünün değeri ile davalıya yapılan fazla teberru arasında kurulan oranda (SABİT TENKİS ORANI ) tasarrufa konu malın paylaşmasının mümkün olup olamayacağı (MK. 564) araştırılmıştır. Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünebilirse bu kısmaların bağımsız bölüm halinde taraflar adına tesciline karar verilmelidir.


Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde sözü geçen 564.maddedeki tercih hakkı gündeme gelecektir. Böyle bir durum ortaya çıkmadan davalının tercih hakkı doğmadan davalının tercihinin kullanılması söz konusu olamaz. Daha önce bir tercihten söz edilmemişse de sonuç doğurmaz. O zaman davalıdan tercihi sorulmak ve 11.11.1994 günlü 4/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı uyarınca sür'atle dava konusu olup sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, tercih hakkının kullanıldığı gündeki fiyatlara göre değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak nakdin ödetilmesine karar verilmelidir.


Somut olaya gelince; mahkemece tenkis isteği bakımından hükme yeterli bir araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.


Hal böyle olunca; yukarıda açıklanan ilke ve olgular doğrultusunda incelenme ve araştırma yapılarak nasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.


Davacıların bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün (6100 Sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin temyiz harcının, temyiz edene geri verilmesine, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
TENKİS DAVASI Koleksiyonu

Yorumlar






Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim