Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

İcrada İstihkak Davası (İİK 96-99) Koleksiyonu




Defne Doğan
Koleksiyoner
Koleksiyon Tarihi ve Numarası :
28.1.2016 / 43


Verilen süre içinde dava açmayan, istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağından, mahcuzlar üzerindeki haciz düşer ve dava konusuz kalır

Özet:

3.kişinin, alacaklıya verilen süre içinde alacaklı dava açmadan önce istihkak davası açmasında hukuki bir engel bulunmadığı gibi hukuki yararı da mevcuttur. 

Bununla birlikte, verilen süre içinde dava açmayan alacaklı, istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağından, mahcuzlar üzerindeki haciz düşer ve dava konusuz kalır. Bu durumda "konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi ve davaya sebebiyet veren tarafa yargılama giderlerinin, bu arada avukatlık ücretinin alacak miktarı ile haczedilen taşınır malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden nisbi olarak yükletilmesi gerekir. 


Kanun No:2004   Madde No:99   Fıkra:Tümü
Kavram: Zilyetlik Hukuku, Miras Hukuku, İcra ve İflas Hukuku, İcra Mahkemelerinin genel hükümler çerçevesinde gördüğü istihkak davaları, Mahcuz mala istihkak davaları


T.C.
Yargıtay
17. Hukuk Dairesi

Esas No:2012/12207
Karar No:2014/6795

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Gaziantep 3.İcra Müdürlüğünün 2010/250 talimat sayılı takip dosyasından 16.5.2010 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğu, haczin müvekkilinin işyerinde yapıldığını, borçlunun müvekkilinin sigortalı çalışanı olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı alacaklı vekili, haczin İİK'nun 99.maddesine göre gerçekleştirildiğini, istihkak davası açmak üzere kendilerine süre verildiğini, kendilerinin bu süre içinde dava açmayarak 3.kişinin istihkak iddiasını kabul ettiklerini, bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece davalı alacaklının verilen süre içinde istihkak davası açmadığı, borçlunun davacı 3.kişinin sigortalı çalışanı olduğunun alacaklı tarafından kabul edildiği, davacı 3.kişinin mahcuzların kendisine ait olduğunun tespitinde hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, 3.kişinin İİK'nun 96 vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.

Dava konusu haczin 16.5.2010 tarihinde İİK'nun 99.maddesine göre yapıldığı, alacaklıya dava açmak üzere süre verildiği, alacaklının bu süre içinde dava açmadığı dolayısıyla 3.kişinin istihkak iddiasını kabul ettiği anlaşılmaktadır.

3.kişinin, alacaklıya verilen süre içinde alacaklı dava açmadan önce istihkak davası açmasında hukuki bir engel bulunmadığı gibi hukuki yararı da mevcuttur.

Bununla birlikte, verilen süre içinde dava açmayan alacaklı, istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağından, mahcuzlar üzerindeki haciz düşer ve dava konusuz kalır. Bu durumda "konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi ve davaya sebebiyet veren tarafa yargılama giderlerinin, bu arada avukatlık ücretinin alacak miktarı ile haczedilen taşınır malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden nisbi olarak yükletilmesi gerekir.

Somut olayda alacaklı, 3.kişinin açtığı davayı cevap dilekçesi ile kabul ettiğinden alacaklının davaya sebebiyet verdiğinden söz edilemez. Bu halde, yargılama masraflarının ve nisbi vekalet ücretinin davaya sebebiyet veren davacı 3.kişiye yükletilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hüküm fıkrasının 2.bendindeki "davalıdan" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "davacıdan" ibaresinin yazılmasına; hüküm fıkrasının 3.bendindeki "davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin yazılmasına; yine 4.bendindeki "davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin hükümden çıkartılarak "davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 2.5.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
1 - Verilen süre içinde dava açmayan, istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağından, mahcuzlar üzerindeki haciz düşer ve dava konusuz kalır
28.1.2016
2 - İstihkak davalarının asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemelerinde açılması mümkündür.
28.1.2016
3 - Borçlunun, 3 kişi şirkette işçi olduğunun iddia edildiği ancak haciz mahallinin 3. kişi ile irtibatının henüz tespit edilemediği davada araştırılması gereken hususlar
28.1.2016
4 - Borçluya ait çekler üzerinde bankanı rehin haklarının bulunması
18.10.2015
5 - Üçüncü kişinin, haciz baskısı altında ve muhafaza işleminin yapılmasını önlemek amacı ile dava açma haklarını da saklı tutarak, dosya borcunu tamamen ödenmesinde açılan dava paraya yönelik istihkak
28.1.2016
6 - Finansal kiralamada sözleşme süresi içinde malik, istihkak davası açabilir, kiralayan haczedilemezlik şikayeti ileri sürebilir.
28.1.2016
7 - İstihkak davaları, basit yargılama usulüne tabidir ancak .duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar verilmesi istisnai durumlarda mümkündür
28.1.2016
8 - Haciz mahallindeki kimlik tespiti yapılamayan kişinin, borçlu olduğu ispatlanması gerekir
28.1.2016
9 - İstihkak iddiası üzerine icra müdürlüğü tarafından iik'nun 97/1 maddesindeki prosedür işletilmese de dava açma süresi henüz başlamayacağından 3.kişi, hacizli mal satılarak bedeli alacaklıya ödeninceye kadar istihkak davasını açabilir.
28.1.2016
10 - İhtiyati haciz kararı, mahkemece şikayetçi bankaya gönderilmesi halinde istihkak iddiasında bulunması beklenemeyeceğinden icra müdürlüğünce gönderilen haciz yazısına itiraz edildiğinde istihkak prosedürü işletilmeli
28.1.2016
11 - İstihkak davasında borçlunun davalı gösterilmesi için 3. kişinin istihkak iddiasına karşı çıkmış olması gerekir.
28.1.2016
12 - Organik bağ, aynı adreste faaliyet göstermek
29.1.2016
13 - Bulunan evrakların, haciz mahalli ile uyumlu olmaması, gübre lisansı, vergi levhası, vekillerin ortak olması
29.1.2016
14 - Organik bağ, istihkak iddiasının muvazaa nedeniyle reddi için tek başına yetmez
29.1.2016
15 - Ortakları arasındaki yakın akrabalık bağı, aynı adreste faaliyet göstermeleri organik bağı gösterir
29.1.2016
16 - Keşide tarihinde faaliyet gösterilen adres, kardeş olma, yeni adreste bulunmama, faaliyet konusu, işçi olarak çalışma
30.1.2016
17 - İcranın geri bırakılması kararının istihkak davasına etkisi
30.1.2016
İcrada İstihkak Davası (İİK 96-99) Koleksiyonu

Yorumlar






Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim