İhtiyati tedbir kararının nihai karar kesinleşene kadar geçerli olması hükmünün icrada yansıması koleksiyonu


İhtiyati tedbir kararı ne zaman sona erer? 

6100 sayılı HMK'nun 397/2. maddesine göre İhtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder. 




İflas erteleme kararı kesinleşmediği ve aksi de belirtilmediği sürece tedbir kararı kesinleşene kadar geçerlidir

Özet:

aynı mahkemenin 2012/39 Esas, 05.04.2012 tarihli kararı ile de, "...davacı şirketler lehine verilen tedbir kararından sonra doğmuş ve doğacak kira alacakları ile kiralanan yerle ilgili ortak giderlerinin işletme giderleri olduğundan ve iyileştirme projesinin bir unsuru olarak kabul edilmesi gerektiğinden tedbir kapsamı dışında kaldığına, tedbir tarihinden önce doğmuş olan kira alacaklarının ise ihtiyati tedbir kapsamı içinde kaldığına, ihtiyati tedbir kararına bu şekilde açıklık getirilmesine..." karar verildiği anlaşılmaktadır. 

İcra takibi ise sözü edilen bu iki karardan sonra 12.07.2013 tarihinde başlatılmış olup, takipte istenen alacak 01.03.2013- 31.08.2013 tarihleri arasındaki 6 aylık kira alacağını kapsamaktadır.

Borçlu hakkında her ne kadar Bakırköy 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.09.2013 tarihli, 2013/104-36 sayılı kararı ile iflasın 1 yıl süre ile ertelenmesine karar verilmiş ise de, verilen kararın henüz kesinleşmediği ve ertelemeye ilişkin hükmün “3” nolu bendinde, verilen tedbir kararlarının, iflas erteleme süresince aynen devamına karar verildiği görülmektedir. HMK 397/2 maddesi; "İhtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder" hükmünü içermekte olup, tedbir kararı devam ettiği ve karar kesinleşmediği sürece tedbir nihai karar kesinleşinceye kadar devam eder. 


T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi

Esas No:2014/7501
Karar No:2014/9832

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından başlatılan kira alacağının tahsiline ilişkin takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurarak, hakkında verilen iflasın ertelenmesi kararı uyarınca yapılan takibin durdurulması talep ettiği; mahkemece, borçlu hakkında iflasın ertelenmesine karar verilmiş olması sebebi ile istemin kabulüne karar verildiği görülmektedir.

Somut olayda, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/39 Esas sayılı, 27.01.2012 tarihli kararı ile borçlu şirket aleyhine "...6183 Sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiç bir takip yapılmamasına, evvelce başlamış takiplerin durdurulmasına..." yönelik tedbir kararı verildiği;

aynı mahkemenin 2012/39 Esas, 05.04.2012 tarihli kararı ile de, "...davacı şirketler lehine verilen tedbir kararından sonra doğmuş ve doğacak kira alacakları ile kiralanan yerle ilgili ortak giderlerinin işletme giderleri olduğundan ve iyileştirme projesinin bir unsuru olarak kabul edilmesi gerektiğinden tedbir kapsamı dışında kaldığına, tedbir tarihinden önce doğmuş olan kira alacaklarının ise ihtiyati tedbir kapsamı içinde kaldığına, ihtiyati tedbir kararına bu şekilde açıklık getirilmesine..." karar verildiği anlaşılmaktadır.

İcra takibi ise sözü edilen bu iki karardan sonra 12.07.2013 tarihinde başlatılmış olup, takipte istenen alacak 01.03.2013- 31.08.2013 tarihleri arasındaki 6 aylık kira alacağını kapsamaktadır.

Borçlu hakkında her ne kadar Bakırköy 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.09.2013 tarihli, 2013/104-36 sayılı kararı ile iflasın 1 yıl süre ile ertelenmesine karar verilmiş ise de, verilen kararın henüz kesinleşmediği ve ertelemeye ilişkin hükmün “3” nolu bendinde, verilen tedbir kararlarının, iflas erteleme süresince aynen devamına karar verildiği görülmektedir. HMK 397/2 maddesi; "İhtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder" hükmünü içermekte olup, tedbir kararı devam ettiği ve karar kesinleşmediği sürece tedbir nihai karar kesinleşinceye kadar devam eder. 

O halde, borçlu hakkında verilen iflasın ertelenmesine ilişkin kararda, tedbirlerin devamına karar verildiği, buna göre 05.04.2012 tarihli tedbirlerin kapsamına ilişkin kararda, önceki tedbir kararından sonra doğmuş ve doğacak kira alacakların tedbir kapsamı dışında bırakılması hususunun da aynen geçerli olduğu, buna ilişkin hükmün de kesinleşmediği  anlaşılmakla, mahkemece istemin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/04/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.