T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas No:2014/1878/ Karar No:2014/12678 K. Tarihi: MAHKEMESİ : İZMİR 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/03/2013 NUMARASI : 2012/220-2013/69 Taraflar arasında görülen davada İzmir 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19/03/2013 tarih ve 2012/220-2013/69 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar Ş.. D.. ve B. D.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, 27/03/2009 tarihinde, ... köyü yolu / .. Beldesi / Menderes/ İzmir'deki hemzemin geçitte meydana gelen tren kazası sonucunda Beko Loder marka 2006 model Yapı Kredi Leasing tarafından Ş.. D..'ye kiralanan iş makinasının ağır hasar gördüğünü, makine kırılması sigorta poliçesine istinaden davacı sigorta şirketi tarafından Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş.'ye 39.814 TL hasar bedelinin ödendiğini ileri sürerek, 18.311 Euro karşılığı 39.814,00 TL'nin sigortalıya ödeme tarihi olan 25/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TCDD vekili, meydana gelen kazada müvekkili kuruluşun herhangi bir kusurun bulunmadığını, olay sebebiyle kepçe sürücüsünün sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı S.. Y.. vekili, yol çavuşu olan müvekkilinin, iş makinesi operatorü B.. D..'yi, tren yoluna çıkmaması konusunda uyardığını, aynı zamanda telsizle tren makinistini uyararak daha büyük bir facianın oluşmasını önlediğini, kazanın tren yolunda çalışırken değil, tren yolundan geçerken meydana geldiğini savunmuştur. Davalılar Ş.. D.. ve B.. D.. vekili, davalı Ş.. D..'nin dava konusu iş makinesini leasing yolu ile satın alan ve sigorta ettiren kişi olduğunu, B.. D..'nin ise Ş.. D..'nin işçisi olduğunu, davacının hasar bedelini kendi sigortalısından isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı İ.. E.., herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinden kepçe sürücüsünün sorumlu olduğunu savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı TCDD Genel Müdürlüğü'nün ve davalı makinist İ.. E..'un kusurlu olmadıkları, TCDD personeli S.. Y..'un ise kazanın meydana gelmesinde kendisi için tanımlanan görev kapsamında tren geçiş zamanları konusunda telsiz ile bilgilenip alınan bilgi çerçevesinde loder operatörünü yönlendirmesi gerekirken o anda telsizin çalışmamasını beyan ederek bu sorumluluğu yerine getirmemesi nedeni ile BK.nın haksız fiil hükümlerine bağlı olarak %10 oranında sorumlu olduğu, davalı B .D..nin tren kazasının oluşumu konusunda %40 oranında ve sigortalı aracı Yapı Kredi Finansal kiralama A.Ş.'den kiralayan işleten konumundaki davalı sigortalı Ş.. D..'nin de yetkin olmayan operatör çalıştırması nedeni ile %50 oranında sorumlu bulunduğu gerekçesiyle; davalılar TCDD ve İ.. E.. yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile, 39.814-TL nin davalılar S.. Y.., B.. D.., Ş.. D..'den ödeme tarihi olan 25/05/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalılar Ş.. D.. ve B.. D.. vekili temyiz etmiştir. 1- Dava makine kırılması sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mümeyyiz davalı Ş.. D.. ile davacı arasındaki uyuşmazlık başkası hesabına yaptırılan sigorta nedeniyle sigortalıya ödeme yapan sigortacının sigorta ettirene rücu edebilip edemeyeceği, yani başkası hesabına sigorta ettirenin bu sigorta ilişkisinde üçüncü kişi sayılıp sayılamayacağı noktasında toplanmaktadır. Sigortacının halefiyet dolayısı ile rücuu, akdin taraflarından birine karşı değil, üçüncü şahsa başvurabilme imkanı veren bir haktır. Başkası hesabına sigorta hukuki mahiyeti itibariyle üçüncü şahıs lehine sözleşmedir. Başkası hesabına sigortada sigorta ettiren sigorta sözleşmesine yabancı değildir ve sigortacının rücunda üçüncü kişi sayılamaz. 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesine göre sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer. Sigorta ettiren kimsenin vaki zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hak tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Burada üçüncü şahıs sigortalı ve sigorta ettiren dışındaki herkestir. Sigorta edilen menfaat göz önünde tutularak sigortalının zarara uğramasından sorumlu olan sigorta ettirene karşı sigortacının TTK'nın 1301. maddesinde öngörülen kanuni halefiyetten yararlanabileceği düşünülebilirse de üçüncü şahıs kavramı ele alındığında sigorta mukavelesini yapan ve primleri ödeyen sigorta ettirenin halefiyet konusunda üçüncü kişi sayılması mümkün değildir. (Bkz. Türkiyede Hususi Sigorta Hukuk I., Prof. Dr. Reyegan Kender Gözden Geçirilmiş 5.baskı Filiz Kitabevi İst.1995, sh.236) Yine sigorta ettiren sıfatı ile akdi yapan kişiyi, bu akit başkası menfaatine olsa dahi üçüncü şahıs haline getirmez. TTK'nın 1301. maddesine göre halefiyet dolayısı ile rücuu akdin taraflarından birine karşı değil üçüncü şahıslaradır. (Bkz. Doç. Dr. Nisim Franko Yargıtay Kararları Açısından Zararı Ödeyen Sigortacının Üçüncü Şahsa Karşı Rücu Hakkı konulu tebliğ Ticaret Hukuk ve Yargıtay Kararları Sempozyumu Bildiriler Tartışmalar Ankara 25-26. Mart.1988 sh.53) TTK'nın 1301. maddesinde açıkça sigorta bedelini ödeyen sigortacının “sigorta ettiren kimse yerine geçeceği belirtilmiş olup sigorta ettirenin sigortacının rücuu hakkı bakımından üçüncü kişi sayılması olanağı yoktur. Somut olayda, dava dışı sigortalı Yapı Kredi Finansal Kiralama A.O. hesabına Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ile sigorta ettiren davalı Ş.. D..'nin, sigortalıya ödeme yapan davacı sigorta şirketinin ödediği sigorta bedeli bakımından sorumluluğu söz konusu olamayacağından, yine iş makinesini kullanan davalı B.. D..'nin sigorta ettirenin çalışanı olduğu nazara alındığında davalı B.. D..'nin de sorumluluğuna gidilemeyeceği, dolayısıyla davanın anılan davalılar yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın sigorta ettiren davalı ve sigorta ettirenin çalışanı olan B.. D.. yönünden kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle temyiz eden mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar Ş.. D.. ve B.. D.. vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalılar Ş.. D.. ve B.. D.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar Ş.. D.. ve B.. D.. yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar Ş.. D.. ve B.. D.. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
15.5.2020 02:27:41

Yorumlar

Sorulara verilen cevaplar tartışma amaçlı olup hukuki sorunlarla ilgili konularda avukatlardan destek almanız önerilir. Sitede yazılan cevaplardan ötürü yaşanan hukuki sorun ve mağduriyetlerden hukukmedeniyeti.org sorumlu değildir.

Cevap Yaz