Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
Makaleler
0 Yorum

YAŞAM DENEN O UZUN CÜMLE....





O yaşam denen uzun cümleye nokta koymadan önce;bir soluk alacak,nefeslenecek bir virgül yoktu. Koyamadık..
Oysa ne çok ünlemler koymuştuk;Ahh! ve Vahh! larımızın sonuna

Yedi-on iki-on beş-on sekiz-hayat mı koştu, yoksa biz mi koştuk diplomalı hayatın peşinden..
Ne bekledik yaşamdan? Yaşam ne verdi bize? Ellerini avuç haline getirince ne görüyorsun?
Kocaman bir hiç mi?
Yoksa azalıp giden ,törpülenen ömür çizgisini mi?
‘Yaş otuz beş ..Dante gibi ortasındayız ömrün’ diyeli artı yedi yıl geçmiş..
Kaç artı yıl var daha ileride?Payını ve paydasını tamamlayacak mıyız hayatın?
Yarım kalmış veya hesap hatası yapılmış bir problem gibi mi kalacağız yaşamın kıyısında..
Yaş yirmi iki..otuz beşten on üç eksik..işte aldık diplomayı..
Hele bir avukatlık stajına başla,boşa geçmesin vakit..Gerisi Allah Kerim..
Aha ruhsatı da aldık..Boşlukta adımlar,nereye koşacağız..
Dağ gibi engel önünde askerlik. Onu da çıkar aradan.
Mekanik nişancılık,yanaşık düzen,üç köşe teşkil istasyonu..
Yürüyüş kararları..
Yürüyüşümüze niye karar veriyorlardı ki?Veya ne söyleyeceğimize.
Birileri karar veriyordu..Biz sayıyorduk,saymıyorduk bağırıyorduk daha doğrusu;
‘Vatan,sana,canım,feda’
Feda olanlar da oldu aramızdan
Veya
Feda ettiklerimiz..
İşte bitti askerlik..on altı ay..on altı kere otuz gün..dört yüz seksen güne tekabül ediyor dijital hesap makinasında..
Farkında değilmiş kimse..’iki,üç gündür görünmüyordun’diyor Ali emmi..
Biz feda olurken veya feda edilirken,iki üç günlükmüş bizim yokluğumuzda değerimiz.
Ne garip dünya?
Ne garip zaman?
Askerlik bitti işte.Şimdi elin ekmek tutma zamanı..
Ekmeğe uzatıyorum elimi,yazılı ve sözlü sınavlarda..
Tanıdığın tanıdığı veya Ankarada dayın olması gerekiyormuş.
Dayım var ama Adana da.
Ankarada yok.
‘Sürastarya ücreti ve cezada zamanaşımını kesen sebebler’e verilen cevaplarla geliyor un ,tuz,maya ve suyla olan rızkımız..
Şimdi alın teri bitti,sırada akıl teri var..
Başını bağlamalı diyor anam..Yaşı geçiyor çocuğun;anaların gözünde hep çocuğuz ya..
Düğün;elalem bayram ediyor ,gerdan kırıyor,halay çekiyor..benim aklım..taksitlerde.
Taksitten anamız ağlıyor..Taksit, taksit yaşamaya başlıyoruz zamanı. Zaman mı yaşıyor yoksa biz mi yaşıyoruz zamanı?
‘Hele şu mobilyaların taksiti bitsin,rahatlarız nasıl olsa’ diyorum karıma..
İki yıl staj
Aha ne kaldı kuraya.
İçecek suyumuz,yiyecek ekmeğimiz bağlanmış ince iplikle dört köşe kağıda.
-Aha Ege..
İlk duruşma ilk sorgu;
Sanık benden korkuyor ,ben sanıktan..
Göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor iki yıl. Gitme vakti. Göç katar katar yine.Eşyaları yine topla,sar,sonra başka bir yerde çöz,tekrar kur. Göçmen kuşlarından daha hızlı göçüyoruz. Kaplumbağa gibi sırtımızda evimiz.
Eğine giderken de,gelirken de ağlıyorum.
Bir yerde üşüyorum,bir yerde terliyorum.
Tüm iklimlerde çalışabilir raporumuz var ya!
Önce Akdeniz,sonra Karadeniz..
En son Malatya..
‘Dünyada mekan,ahirette iman’’diyor karım Melike.’Başımızı sokacak bir ev alalım’ diyor.
Haksız da değil hani..Aha gitti yine on sene zaman..Ölsek ,tereke borç içinde..
‘Yalnızlık paylaşılmaz,paylaşılsa yalnızlık olmaz’diyor şair
Eşim,iki çocuğum,lacivert elbiseli mübaşirim,yaz kızım Ayşe katibim,bir kaç meslektaş,fırıncı pala Hüseyin..Bir elin parmaklarını geçmez tanıdıklarım..
-‘Poşet içinde dosya değil,buket buket gül getir artık diyor’ karım Melike
Kırk iki yaşın alnıma vuran çizgilerinin ne kadarını ben attım,ne kadarını başkaları?
Ne kadarını ben yaşadım,ne kadarını başkaları yaşadı hayatımın?

Dosya benden yorgun,ben dosyadan..
Hangi yanım yarım ,hangi yanım tam.
Maarifli saat takviminin modası geçmiş,otomatik atıyor bilgisayar takvimi..
Her dilekçe havalesinde anlıyorum geçen zamanı..D ,çizgi,tarih, K.K, çizgi, tarih.
Çocuğum 1,2,3,4,5 diye başlıyor saymaya.
Ben tersten başlamışım saymaya;5,4,3,2,1.
Büyükten küçüğe koşulur mu hiç yaşam?
Büyüdükçe, niye küçüldüm rakamlarda?
-ÜNLEMLERLE,RAKAMLARLA GEÇİYOR,VİRGÜLLERE İNAT, SON NOKTAYI KOYMADAN HAYATIMIZ.
  
25.12.2015 09:18:21

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim