Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
Makaleler
0 Yorum

KUMPASÇI YARGIDAN BAĞIMSIZ YARGI YARATMAK





Yeni Bir Sanat Türü Olarak

KUMPASÇI YARGIDAN BAĞIMSIZ YARGI YARATMAK

Bu kadar dejenere edilen başka bir kavram var mıdır, bilemiyorum. Yazar diyor ya, “önce ekmekler bozuldu, sonra her şey” diye, aynen onun gibi işte. Önce bu kavram bozuldu, sonra diğerleri. Bu kavram ne mi ola; tabi ki “yargı bağımsızlığı”. Sonra “hukukun üstünlüğü”, “adalet” ve diğerleri.
Bütün bunlar büyük bir ustalıkla yapılıyor ama. Sol ve liberal bir örtünün altına gizlenilerek.
Önce şunlar söyleniyor:
1.Lideri Amerika’da yaşayan, onlar tarafından büyük bir sufli, eğitimci, kültür adamı olarak telakki edilen cemaat , bir sivil toplum kuruluşudur. Liderin, “adliye, mülkiye ve harbiye’yi ele geçireceksiniz” şeklinde özetlediği devletin en küçük birimine dahi egemen olma şiarı onların bir sivil toplum örgütü olma özelliğini ortadan kaldırmaz. Lider “gerekirse hakim satın alacaksınız” demiş olsa bile bu böyledir. Cemaat , demokrasinin olmazlarındandır.
2.Liderin gösterdiği hedefin gerçekleşmesi, yargının tüm etkili karar ve soruşturma mercilerinin cemaat mensuplarınca ele geçirilmiş olması da bir sorun değildir. Çünkü hukuk fakülteleri bitirilmiştir, sınavlar kazanılmıştır. Her şey kuralına uygun gelişmiştir. Yani ki onlar artık birer bağımsız yargı mensubudur.
3. Sınav sorularının çalınması, hırsızlık yapılması da dert değildir.
4.Lider milyonlarca taraftarı olan bir kulübün ele geçirilmesini ister. Hemen bir kurgu yapılır. Düzmece, uydurulmuş kanıtlar ortaya serilir. Saçma sapan bir iddianame, bir yargılama süreci ve bir mahkumiyet üretilir. Büyük bir ahenk içerisinde. Bu günlerde bir özgür medya kuruluşu olduğu haykırılan , bedava dağıtılmakla maruf gazete de rolünü mükemmel oynar.
Her gün manşetlerde deliller vardır.
Onlar mı? Onlar bağımsız yargıdır.
5. Milyonlarca insan kanun dışı dinlenir. Bir çok insanın en özel anları gizlice kaydedilir. Hoşlanılmayan askerlerin tasfiyesi için tarihin gördüğü en düzmece yargılamalar yapılır. Ömrünü terör örgütleriyle mücadeleye adamış bir polis şefi terör örgütü üyeliğinden tevkif edilir. Toplumdaki herkes fişlenir. Lideri eleştiren gazeteciler anında içeri atılır. Bir başsavcı makamında derdest edilir. Üstelik görüntüleri anında servis edilir. “Gizli tanık” denilen bir suikast silahı icad edilir. Cemaatin ulvi! hedeflerine aykırı tutum sergileyen Hakimler, Cumhuriyet Savcıları hemen yerlerinden edilir. Askerler için tahliye kararı veren bir Hakimin öğrenciyken yaşadığı bir gözaltına alınma hadisesi hemen ortaya çıkarılır. Özgür basın mensubu gazete bu önemli haberi hemencecik yayınlar. Hoşlanılmayan Hakimler, Cumhuriyet Savcıları müfettişler eliyle kıyımdan geçirilir. Hoca efendinin izinden yürüyen şakirtler sınırsızca temayüz eder.
Olsun . Tüm bunlar onların bağımsız yargıyı temsil ettiği gerçeğini değiştirmez.
Çok azıcık bir bölümüne değindiğim bu olayları yakın zamanda toplum olarak yaşadık, gördük. İnsanlar onur intiharlarına başvurmak zorunda kaldılar. O günler, o olaylar toplumda bir travma yarattı. Etkisi halen devam ediyor. Özellikle asker aileleri üzerinde.
Evet işte. Üzerlerine yapmacıktan sol ve liberal örtüler geçiren bir kısım zevat tüm bu sürecin birincil aktörlerinin, zulmedenlerinin bağımsız yargıyı temsil ettiğini söylemekteler.
Temel argümanları şu: İşlenen cürümlerin hesabını soran HSYK bağımsız yargıya müdahale etmektedir.
Kumpasçı yargı bağımsız yargıdır yani.
Onun için bu günlerde her kim “ ama ya bağımsız yargı” diye söze başlasa hemen oradan kaçıyorum.
Şu vakıaya da pek seviniyorum. Artık kumpasçı yargıyı bağımsız yargı diye yutturmaya çalışanlara pek kimse itibar etmiyor. Kendi kendilerine çalıp kendi kendilerine söylüyorlar. Çoğu zaman kendilerini demokrasi kahramanı olarak görüyorlar. “Sessiz kalmak onaylamaktır” yollu ajite laflar ediyorlar. Ama örtündükleri sol –liberal örtü artık onları gizleyemiyor. Öyle sıkışmış vaziyetteler ki , sadece şu iki sözü söyleyebiliyorlar.
Birincisi; Biz geçmişte ne söylediysek şimdi de onu söylüyoruz.
İkincisi; O zamanlar cemaatle birlikte hareket edenlerin hiç mi suçu yok.
Yaratıcılıkları bununla sınırlı işte. İnsanların “be adamlar , önce şu kumpasçı yargıyla bir hesaplaşın, o dönemlerde yargıda kumpasçılardan başka etkin olan hiçbir güç yoktu , kumpasçıdan nasıl bağımsız yargı olur?” diye sorduklarını hiç göremiyorlar.
Kumpasçı yargıdan bağımsız yargı devşirmeye çalışıyorlar, birbirlerini övüyorlar, kahraman ilan ediyorlar.
Ama bilmiyorlar. Üzerlerinde herhangi bir örtü kalmamıştır artık.
Ortada olan nefis bir komedidir.
Kumpasçı yargıdan bağımsız yargı devşirme komedisi.
Oyunculuklar harika.
Eğlenerek izlemeye devam ediyoruz.


Erdoğan Çiçek- Hakim

  
8.3.2016 15:09:40

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim