1. Anasayfa
  2. Örnekler

Yokluk - Sirayeti

Karar arama motorunu kullanmak için; arama kavramlarınızı, sayfanın en üstündeki arama çubuğuna yazıp ara tuşuna basmanız yeterli olacaktır.

Ana sözleşmenin 34. maddesine göre ilk ihtar için en az 30 gün ödemede gecikilmiş olması gerektiği gerekçesine dayalı olarak bu sürenin geçmeden ihtarda bulunulduğu ve ihtarın geçersiz olduğu iddia edilmiş ise de 1. İhtar tarihinde ödemesi ihtar edilen 3.100 TL'nin 2014 yıl 9,10,11,12 ve 2015 yılı Ocak ayı taksitlerinden itibaren 1. İhtar tarihine kadar 30 günlük sürelerin geçmiş olduğu; ihtarnamede 2015 Şubat ve Mart aylarına ilişkin taksitlerde ihtar konusu yapılmış ve bu taksitler açısından 30 günlük süre geçmemiş ise de,   2014 yıl 9,10,11,12 ve 2015 yılı Ocak ayı taksitlerin miktarı ve ödeme tarihlerinin sözleşmeye ekli ödeme planında bulunduğu, ihtardaki borcun bilinebilir/hesaplanabilir borç niteliğinde olup ihtarnamedeki borcun 2525 TL'lik kısmının ödeme tarihlerinden 30 günlük sürenin geçtiğinin sabit olduğu,  2015 Şubat ve Mart aylarına ilişkin taksitlerden itibaren 30 günlük sürenin geçmemiş olmasının ihtarnamede ihtar konusu yapılan 2014 yıl 9,10,11,12 ve 2015 yılı Ocak ayı taksit tarihlerinden itibaren 30 günlük sürenin geçtiği gerçeği ve bilinirliğini ortadan kaldırmayacağı ve tüm bu nedenlerle bu iddianın ihtarın geçerliliğini etkilemeyeceği anlaşılmıştır.
Davacı taraf davasını, genel kurul kararı iptal edilir (yoklukla malul sayılması halinde) ise  genel kurul kararı ile seçilen yönetim kurulunun yaptığı ihtarda hükümsüz olur gerekçesine dayandırmış ise de hukuk güvenliği ile emredici hukuk kurallarına uyulması ve hakkın ancak hukuk kurallarına uygun olarak kazanılmasının mümkün olması ilkelerinin bağdaştırılabilmesi açısından genel kurul kararının yoklukla batıl olduğu tespit edilse bile bu tespitteki yokluk halinin yarattığı hukuku aykırılık sonrasında yapılan işlemlere de sirayet edecek bir yokluk hali olması gerekmektedir.  Böylelikle hem hukuk güvenliği sağlanmış olacak hem de  hukuka aykırı davranılmasına özel bir prim vererek kişileri, kanunsuz da olsa yapalım, nasılsa yokluğun tespiti davası açılıncaya kadar geçerli olacaktır düşüncesine hukuk teşvik etmemiş olacaktır. 
Somut olayımızda da tefrik edilen dosyamızdaki yokluk iddiası ile birlikte yönetim kurulunun seçimi ile bu yönetim kurulunun ihtarları ile ödeme tarihlerinin sözleşmeye ekli ödeme planına dayalı olması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde yönetim kurulunun seçimine ilişkin genel kurul kararının yokluk halinin tereddüsüz olan taksitleri ödeme, taksitlerin ödenmemesi halinde ihtarların çekilmesi ve sonucunda kanun gereğin üyeliğin düşmesi işlemlerine sirayet edecek bir hukuka aykırılığın olamayacağı anlaşılmış ve tefrik edilen dosyadaki genel kurulun iptali davasının sonucu beklenilmemiştir.
Tüm bu nedenlerle sonuçta aşağıdaki hüküm kurulmuştur.



Yorumlar